·479 syf.····Okunma: 28 Mart 2019 08:24 Kitap hakkında ilk diyeceğim şey çok uzun tutulmuş bir roman. Sanki yerimde saymış gibi hissettim çoğu zaman. Kaymaz'ın hiç bir kitabında bu şekilde zorlandığımı hatırlamıyorum. Konu itibari ile yine harika fakat her 50 sayfada bir tekrar tekrar aynı şeyleri okumuş gibi hissettim. Bu kitap hakkında söyleyebileceğim tek eleştiridir. Daha kısa tutularak okuru bu hengameden kurtarabilirdi yazar. Hepsi bu. Konusuna gelirsek; Ankara'nın gecekondu mahallelerindeki bir bayırda bulunan mezarlığın üzerine çökmek isteyen Hacı Naci Kalaycı mezarları yok ederken aslında yer altındaki insanların rahatlarını bozduğunun farkında bile değildi. Onun için kendi gördüğü ve tüm mezarlığın kendisine ait olduğunun söylendiği rüyanın gerçekliğine inanan kötü kalpli biridir. Ölülerin Araf'ta kalmış ruhlarının gazabına uğrayan Naci Kalaycı mezarlık düşünden hiç vazgeçmez ve tüm uyarıları görmezden gelip kılıfına uydurur. Diğer yanda Konya'da ailesinin gazabına uğramış bir küçük Ömer ve ona sahip çıkan Hüdai Ağa'nın hikayelerine ayrı ayrı bayıldım. Hele Çeto isimli köpeğin muhteşem Konya şivesiyle konuşması gerçekten efsanedir benim gözümde. Yer yer inanç ve inançsızlık üzerine Konya'da vukuu bulan iç titreten Aşut'un ezan okumaları ve verilen tepkiler... Gerçekten Sezgin Kaymaz iyi bir yazar, çok saygı duyuyorum kendisine. Bir de kitabın filmi çekilse de izleysek çok şahane olmaz mı?