·186 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Ekim 2018 19:03 İnsan kitap okurken yüreği dağlanır mı demeyin, dağlanıyor! Yaşlar gözlerinden oluk oluk akar mı demeyin, akıyor! Küçük Zeze'nin acıklı yaşam öyküsü karşısında duygulanmamak mümkün değil ki! Onu "içine şeytan kaçmış çocuk" olarak adlandırsalar da aslında o hayatta sadece sevilmek ve sevildiğini hissetmek isteyen güzel yürekli bir yumurcak, evlerinin bahçesindeki küçük şeker portakalı fidanıyla arkadaşlık eden masum bir çocuk. Yoksulluğun ne demek olduğunu daha küçücük yaşlarda keşfeden, boyacı sandığıyla ekmek parası kazanmak için çabalayan, aynı zamanda da okumayı kendi başına öğrenen çok zeki bir çocuktur bizim Zeze. Günün birinde Portuga diye adlandırdığı biriyle tanışır ve ona yürekten bağlanır, onu baba yerine koyar. Çünkü Portuga da onu çok sever. Zaten bizim küçük Zeze'nin de tek isteği bu değil mi? Sevilmek! Ancak kader Portuga'yı Zeze'den çok çabuk alır. Zeze, onun ölümüyle yıkılır.
İşte bizim güzel kalpli Zeze'mizin yürek burkan öyküsü...