7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2019 13. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2019 21:22
'Simyacı'yı okumak, herkes daha uykudayken şafak vakti uyanıp güneşin doğuşunu izlemeye benziyor.' Arka kapaktaki tanıtım yazısından bu cümle, kitabın içeriğini ve size verdiklerini gerçekten karşılıyor bence. Simyacı, Santiago adında bir gencin ilk başta gezmek hayali ile çoban olma kararını ve daha sonra bu çobanlık öyküsünün bir hazine peşine takıldığını, simyacılığa kadar dayandığı bir hikayeyi anlatıyor. Kitabın başında, Santiago'nun konumuna göre iyi bir eğitimi olmasına rağmen gezmek isteği ile çobanlığa başlama hikayesi beni fazlasıyla etkiledi aslında. Ailesinin onun olmasını istediği din adamlığı ve diğer tarafta da gezmesine imkan sağlayacak çobanlık. Santiago, ailesine onların istediği mesleği istemediğini ve gezmek istediğini söylediğinde, babasının ona ilk tepkisinin sadece para ile ilgili olması beni şaşırtmıştı. Paralarının olmadığını ve gezmenin para ile olmasının imkan dahilinde olduğunu düşündüğünü söylüyordu, Santiago'ya. Ve ona sadece parası olanların ve çobanların gezebildiğinden bahsediyordu. Santiago da 'O zaman ben de çoban olurum.' diyerek alıyordu sürüsünü, başlıyordu dolaşmaya. Babasının tepkisine şaşırma sebebim ise, genel olarak bilinen bir olgu vardır ki aileler genelde çocuklarının, iyiliği için olduğunu söyleyerek, kendi istedikleri mesleği yapmalarını isterler. Daha fazla para kazandırması, daha konforlu olması ya da daha üst mertebe olması gibi sebeplerle. Çocukların buna karşı çıkması dahilinde aileler 'Biz senin iyiliğini düşünüyoruz.' sözleri ile direnirler genelde. Santiago'nun babası ise, hemen oğlunun düşüncesine 'Tamam' diyor ve hatta ona bir koyun sürüsü için bir para da veriyor hemen. Bu benim için alışılagelmişin dışında olmasından dolayı şaşırtıcı ve etkileyiciydi. Santiago'nun babası kitapta belki bir kaç paragraf bile yer kaplamadı ama benim saygımı, sevgimi fazlasıyla kazandı doğrusu. Santiago'nun yolculuğundan bahsetmek gerekirse, bugün artık karşımıza öncekinden çok daha fazla çıkan dünyayı gezen gezginler var, bunları fotoğraflıyor, yazıyor ve bizlere bu şekilde maceralarını açıyorlar, Santiago'nun yolculuğunu okumak bana bu insanların anlattıkları ile ortak noktalar gösterdi. Yolculuk felsefeleri olsun, karşılaştıkları durumlara karşı tutumları olsun, kararlar konusundaki sürpriz gelişmeleri olsun, bana aynı tadı verdi ve bu benim için okurken ayrı bir keyifti. Kitabın bendeki etkisini birazcık öldüren bir şeyden de bahsetmem gerekirse sanırım masalsılığını söyleyebilirim. Sanırım, benim için sonlarına doğru fazla masalsılık kitabın büyüsünü biraz bozdu. Santiago'nun yolculuğunun sizlere de okurken onunla birlikte düşündüreceğine eminim. Okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,9bin okunma
·
2 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.