·336 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Nisan 2019 22:26 Jose Saramago'nun okuduğum ilk kitabıydı.
Cümleleri beynimde telaffuz etmeye çalışırken zorlanmadım değil. Yazarın hayal gücünü somut şeylere döküp aslında yaşananların olabilecek şeyler olduğuna inandırması ve onları okurken ya böyle bir şey benim başıma gelse ne yapardım deyip düşündüğüm çok an olduğu için kitaba ve yazara hayran kaldım. Kitapta çoğu zaman kişiselleştirme yapılmamış, bir olay var ve herkes tek bir vücut halinde hareket ediyor üstelik kör olmayan tek kişinin de onlara ayak uydurması ve zaten beni görmüyorlar demeyip hal hareketlerine dikkat etmesi kol saatinde saatin kaç olduğuna bakarken bile içinin titremesi.. Körler ülkesi bi nevi ama her şey kör olmadan önce ki hayatları gibi kimisi hâlâ adaletli kimisi hâlâ yardımsever kimisi hâlâ bencil kimisi sevgi dolu... İnsanlıklarından bir şey kaybetmiyorlar ve çok ustaca bir şekilde körlüğü alt edip gören bir kör gibi tek vücut halinde yaşamaya çalışıyorlar. Kitapta kimseye bir ad verilmemiş herkes unvanı yada kör olmadan önce en son ne yaptılarsa öyle adlandırılıyor; doktor, doktorun karısı, taksici, ilk kör ve ilk körün arabasını çalan kör... yaşamayı hafife almayın diyor olabilir bize Jose Saramago. Okumanızı tavsiye ederim.