Dostoyevskinin betimlerden uzak en yalın eseridir. Şehir hayatından ziyade yarı mizahi şeklinde köy hayatını anlatmaktadır...
Bir ara köy hayatının içine değilde, tımarhane hayatına düşmüş sanıyorsunuz kendinizi :) hani bazen içinde olduğunuz ortamlarda bilmem nerede arasak böyle tipleri bulamayız dediğiniz yer kesinlikle "Stepançikovo Köyüdür."
Romanda ki karakterleri tanıyınca sinirleriniz zıplıyor, önce sinirden gülüyorsunuz sonra mizahi yönden gülüyorsunuz.. Özelliklede o Foma Fomiç yokmu herkesin siniri zıpalatacağından hiç şüphem yok.. :)
"Sakin, sakin okumalar.." :)