Puan vermedi·95 syf.····Okunma: 13 Nisan 2019 01:54 Kitabımız farklı bir anlatımla başlıyor ve devam ediyor. Gerçek mi hayal mi rüya mi görüyor çizdiği resmi mi anlatıyor...Bunların arasın da gidip gelirken dört duvar arasında kalmış Afyon kullanan, alkol düşkünü yada pedofili bir karakter izlenimi veren kendimi kitap içinde hiç bi yere koyamadığım değişik bir tarz. Kasabın kestiği etten etkilenmek ve bunu düşünüp farklı sanrılar arasında sevdiği kadını aslında nefret ettiği kadını eşini öldürmüş olmak ve bunlar arasında kendi gerçek/hayali düşünceleriyle sıkışıp kalmış bir karakter var burada ve illa ki okumak istiyorsunuz.
Çok sıradışı olmasıyla birlikte hiddetle ve farklı fantezilerle yazılmış bir eser ki karakterimiz her daim intihara meyilli ve karamsar düşünceleri hep barındıran duygusal çöküntüye maruz bırakan bunun yanında kendini yazarın yerine koymak isteyen ama koyamayan bir okuyucu olmakta var burada. Yazarın hayal gücünün üst düzey olduğu ancak yaşamın tamamiyle olumsuz, kimsenin izahta bulunamayacağı taraflarını yazılara döktüğü bir kitap.
Yazarlar kitapları yazarken mutlaka bir konudan etkileniyor yada yaşıyorlar. Burada yazarımız neleri yaşamış yada görmüşte böyle bir kitap ortaya çıkarmış düşünmeden edemedim. Gerilim kitabın da yazar yaşamışta mi yazmış denilebilir ama burada bence yazar gerçekliği kurguya çevirmiş çünkü yazarımızın intihara olan merakı tüm hayatı boyunca kendisini esir almış ve Paris'te gazlı bir oda da intihar etmiştir.Ilk intihar denemesi de degildir.
Yazarın anlatımı büyüleyici olmakla birlikte cesaretin yazıya dökülmüş hali gibi.. Okuyun efendim yorumlarınızı merakla bekliyor olacağım..
Sadik Hidayet'in şu sözüyle de noktalıyorum;
Ruhu cüzam gibi kemiren yaralar vardır ve kimseye anlatılmaz. Çünkü herkes bu yaralara nadir ve tuhaf şeyler olarak bakar.