·592 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Nisan 2019 03:01 Kitabı 10 gün önce bitirdim akabinde nasıl bir inceleme yazacağımı kafamda oluşturamadım ve hala tam anlamıyla oluşturmuşta sayılmam.
Yazar, Cumhuriyetin ilk yıllarının sosyal ve siyasi durumunu bize aktarırken bir yandan da aile ve aşk ilişkilerini okuyucuya aktarmış.
Özellikle benim ilgimi en çok çeken konular ise Profesör Fred'in eski kültürlere ve dinlere (Hıristiyanlık ve Yahudilik) ait anlattıklarıdır. Sümerler başta olmak üzere birçok medeniyeti aktaran Profesör Fred güzel bir genel kültür, dinler tarihi ve medeniyetler tarihi şöleni de sunmaktadır. Yaklaşık 5 senedir Sümer ve Ortadoğu din geleneğinin tek tanrılı dinlere etkisini araştıran şahsım için ilgi çekici bölümlerdi.
Kitapta ardından Osmanlı'nın yıkılışına emperyalist güçlerin etkisinden ve Cumhuriyetle birlikte gelen o ilerleme hareketinden rahatsız olan Robert, Picot ve Lawrance karakterlerinin din kılıfında Cumhuriyeti ve Atatürk'ü yıkmaya çalıştıkları tarihi gerçeklikler eşliğinde kurgulanarak başarılı bir şekilde anlatılmış.
Ülkü ve Selim'in, İlmiye ve Orhan'ın o seviyeli aşk ilişkileri de çok sürükleyiciydi ve kitabın sonuna kadar merak uyandırdı ve baymadı.
Cumhuriyet Tarihi hakkında çalışma yapmış arkadaşlar kronolojik olarak bazı hatalar göreceklerdir. Yazarda bunu kabul ediyor. Yazarında dediği gibi ve benimde kabul ettiğim gibi çok göze çarpacak yanlışlar değil bunlar önemli olan işin mantığını kavramak zaten. Sonuçta bu bir tarih kitabı değil, bir roman ve kurgulanmış bir şey.
Ülkü'nün Yakışıklı isimli Atı için yaptığı fedakarlıklar ve giriştiği aksiyonlarda insanı etkiliyor açıkçası.
Kitabın diline gelecek olursam; gayet akıcı bir dili vardı ve bu akıcı dil kitabın sonuna kadar sürükledi. Kitapta altı çizilecek yüzlerce metafor da vardı diyebilirim.