·288 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Mayıs 2019 15:42 Hayvan Çiftliği, George Orwell’in başyapıtı, dünya içinse klasiklerden biri haline gelmiş önemli bir kitap. Tarihi boyunca çeşitli ideolojiler tarafından farklı yorumlanmış ve süreç, okullarda bir “komünizm uyarısı” olarak okutulmasına kadar varmış. Ben ise kitabı çok daha farklı yorumladım. Hayvan Çiftliği’nin esasında reel sosyalizme yöneltilen bir eleştiri, özünde bir hiciv olduğu bariz bir gerçek. Bu genel yargının ötesinde ise kitabın doğrudan sola bir saldırıdan ziyade Stalin’in yönetimine yöneltilmiş bir taşlama olduğu kanısındayım. George Orwell, deneyimli bir sosyalist. Hayatı boyunca çeşitli sol gazetelerde yazmış, o kesimde yer almış biri. Fakat bunların ötesinde, yani benim onu gördüğüm biçimiyle, kendi ideolojisine gerektiği zaman tepkisini koyabilecek ve eleştirel düşünme yetisini kaybetmemiş bir sosyalist. Tarihe baktığımızda, ‘80 Darbesi’nde Türkiye solunun bir kısmının da Sovyetler Birliği’nin yönetim tarzına muhalif olduğunu görüyoruz. Onların eleştirisi, Stalin’den daha sonra ortaya çıkan ve Sovyetler Birliği’nin yıkılmasına da sebebiyet vererek türeyen Revizyonist grup ve yarattığı üst tabakaydı ve o grubun komünizmi yumuşatmalarını kitaptaki metaforda domuzlar grubu ile bağdaştırmak mümkün. Orwell, Hayvan Çiftliği’nde ne bir düşünceye bağnazca sarılıp bir dogmatizm örneği sergiliyor ne de bir düşünceyi tamamen yerle bir etmeyi amaçlıyor. Marx’ın tasarısının pratikteki komünizmle çatışmasının sebebi yine Marx tarafından açıklanmıştır: Dünyanın tüm ülkeleri sosyalizme geçiş yapmadan komünizm başarılı olamaz. Bu da benim kitaptan çıkarımımı pekiştiriyor. Orwell, tarihte yapılmış bir hatayı hayvanlarla modelleyerek bir hiciv yaratmış ve bu hiciv, dünyaca ünlü bir yapıta dönüşmüş.