Kitabın en başında soy ağacı var ama ben bakma gereği bile duymadım ne de olsa sözel mantık çözmüş insanım bunu da anlarım dedim ve başladım okumaya :)
Kitabı okurken aklıma “Puslu Kıtalar Atlası “ kitabı geldi , aynı zevki aldım diyebilirim .
Kitap gerçek ve kurgu arasında sıkışmış . Maconda bana ütopik bir dünya olarak geldi. Her şeyi yeniden kurulan ve temelleri sağlam olmayan , kaderine terkedilecek bir dünya .
İnsanoğlu yalnızlığın atasıdır ve bunun değişmeyeceğinin en güzel kanıtı bu kitaptır .