·440 syf.····Okunma: 08 Mayıs 2019 13:05 Yazarın bir eseri hariç hepsini okumuş biri olarak şunu söyleyebilirim ki, Kafes yazarın başyapıtı olarak kabul edildi, doğrudur. İlk eseri olduğu için de hem olumlu hem de olumsuz bir durum ortaya çıktı tabii. Şöhretine etki eden bir ilk adım, yazara fayda verse de ileriki yıllarda yazacağı romanların Kafes gibi beklenilen etkiyi vermeyince de, doğal olarak bu da kendisine zarar vermiş oldu. Nihayetinde okurlar Kafes'teki o farklı olan korku etmenlerini dğer eserlerinde bulamayınca ister istemez bir kızgınlık yaşadı. Bundan dolayı -bence- yazar Carol Gömülmeden ile fantastik-korku karışımı ile farklı bir tür denedi. Ama orada da başarısız oldu diyebilirim. Bunlar hep bir tecrübe oldu onun için tabii. Son olarak da farklı bir kurgusu olan Teftiş'i karşımıza sundu. Korkunun distopya ile harmanlaması olarak ortaya çıkan bu eser, benim gözümde yine başarısız oldu. Hadi biraz da ondan bahsedeyim:
Teftiş, yazarın alışagelen korku-geriliminden öte bir eser. Okuyucuya vermiş olduğu kurgu, yeni bir tarzın üstünde çalışmış olduğunu gösteriyor. Bir arazide dünya'dan habersiz bir grup oğlan çocuğunun dışarı ile bağlantısının kesilmesi üzerine bir kurgu okuyacağız. Bu çocuklar B.A.B.A ismini verdikleri bir adamın gözetiminde doğumlarından çocuklarına kadar bu arazide büyürler. Her sabah bir ''Teftiş'' adı altında muayene olurlar. Birilerini gördüler mi duydular mı diye bir güzel elden geçerler. Bazen de bir nedenden dolayı tecrit edilirler ki gidecekleri yer Köşe'dir! Çocukların korkulu rüyası haline gelen Köşe!
Sonuç olarak okurken çoğu yerde sıkıldım. Çünkü ister istemez her bölümde bir rutinlik vardı. Teftiş'in tekdüzeliği belli bir yerden sonra bende bir an evvel sonuca ulaşsak olgusunu meydana çıkardı. Sonu da iyi bitmedi tabii. Hep bir tedirginlik ile giden roman, finali ile de bunu kanıtlamış oldu. Böylelikle Malerman'ın aceleci bir tavrının olduğunu görüyoruz. Kafes ile başlayan şöhreti sönmesin diye hızlıca her yıl birer eser vermesi bunun nedeni değil midir? 3-4 eserden sonra kendi de gördü ki bu iş yürümeyecek, Kafes'in devamı olan Malorie'yi yazmayı plânladı. Bunu da ileriki zamanlarda göreceğiz nasip olursa. Saygılar...