·222 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Kasım 2020 22:34 Sabahattin Ali`nin 2.kez bitirdiğim romanıdır. İçerisindeki hikâyesiyle, karakter betimlemeleriyle, aşk unsurunun dozuyla adeta büyülenmiş olduğum kitaptır. Şahsım adına kendi edebiyatımız ile daima gurur duyuyorum! Şuan yazma işlemi her ne kadar yerin dibine geçmiş olsa da iyi ki eskiler bir şeyler yazmış diyebiliyorum.
Kitabın içerisindeki içe dönüş psikolojik konuşmalar, tasvirler, Edremit ve çevresinin betimlenişi muazzam. Roman öyle bir cümle ile başlıyor ki zaten okuyucunun üzerine bir gerginlik ve merak çöküyor;
''1903 sonbaharında ve yağmurlu bir gecede Aydın`ın Nazilli kazasına yakın Kuyucak Köyünü eşkiyalar bastılar ve bir karı kocayı öldürdüler.''
Ne denebilir ki Sabahattin Ali üzerine? Ne konuşulabilir? Kim gelip dünya üzerinde Sabahattin Ali yazamıyor, ben beğenmiyorum diyebilir? Bugün Victor Hugo nasıl anılıyorsa, okunuyorsa Sabahattin Ali de öyle anılıp okunacaktır! Şüphesiz...