10/10
·222 syf.··
Beğendi
·
2019 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2019 05:59
“Kuyucaklı Yusuf, erdemleri ve kusurlarıyla, bir yetimin, bir evlatlığın öyküsünden insanlık durumuna yükselmeyi başarmış bir yapıt olarak görünüyor hala.” Ahmet Oktay Sabahattin Ali ile tanışmam lise yıllarına dayanıyor birçok kişi gibi ben de Kürk Mantolu Madonna eseriyle tanıdım bu yazarı. Eserin baş kahramanı olan Raif Efendi’nin davranışları sanki beni anlatıyor gibiydi. (İçine kapanık, sessiz bir aile babası, yaşadıklarını içine atan bir kişi.) Bundan dolayı Sabahattin Ali’nin diğer eserlerini okumaya başladım yaklaşık bir yıl içinde okumadığım eseri kalmamıştı. Kuyucaklı Yusuf’u da bu yıl içinde bitirmiştim. Romanı okurken babamla zeytin toplamaya tarlaya gittiğimiz yılları anımsıyordum. Bu eserin Balıkesir çevresinde geçmesi de kendimi, tanıdığım bir yerde bulmamı ve romanın kendisini bana yakın hissedirmesini sağladı. Bu eski dostla tekrardan buluşmam hocam sayesinde gerçekleşti ve bu romanı bir de üniversite kafasıyla okuma fırsatım oldu. Kısaca romandan bahsedeceğim. Yetim kalan Yusuf’u Selahattin Bey yanına evlatlık alır ve Yusuf girdiği evde söz sahibi olacak kadar önemli bir yere gelmiştir. Selahattin Bey devletteki işlerden dolayı karısı Şahende’nin ise gezmekten zaman geçiremediği küçük kızları Muazzez’e Yusuf bakar. Muazzez büyüdüğünde annesi ve babasından göremediği sevgiyi Yusuf’tan gördüğü için Yusuf’a aşık olur. Annesi Muazzez’i sırf para için zengin bir kocaya vermek ister. Bir ailenin fakir kaldığı zaman ne yapabileceğini çok iyi anlatan bu eserin son bölümü benim için en güzel bölümdü. Roman boyunca Şahende’ye hiç sövmedim değil. Fakir kaldıkları zaman yaptıkları ve bu yaptıklarına kızını da sürüklemesi bu kadına olan kinimi daha da arttırdı. Muazez’i yine bu durumdan kurtaran Yusuf oldu. Şahende, bana Breaking Bad dizisindeki Skyler karakterini anımsattı.
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,7bin okunma
·
11 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.