·108 syf.····Okunma: 09 Mayıs 2019 14:30 “ Bu uzun soruyla, sadece biz,Babamın ilk akşamına oturduk. Babamdan söz edip sapsarı güldük, ağzımız dolu kahkaha.
Sonra sonra duydum: bütün yas evlerinde olurmuş, herkes gider, geriye Çekirdek aile kalırmış. Ölenin ardından konuşmanın vaktiymiş artık başlayan.Kimi zaman komik bir anı, kimi zaman ölenin anlattığı bir fıkra, bazı bazı yaptığı şakalar,En sevdiği film, hep unuttuğu o şarkı, beleş tepede izlenen o maç, olur olmaz sızdığı uyku ve daha neler neler anlatıldıkça yas evinde Kahkaha tufanı koparmış.Kahkahalar gitgide kolaylanır, bir sese, bir işarete bakarmış herkes katıla katıla gülmek için.Evinin önünden biri geçse o ara, yemin billah edebilirmiş o evin yas evi olmadığına.
Herkes ölüsünün ardından Kahkaha atar, işte bu krizin, işte bu kahkahanın adıymış Sarı Kahkaha. “
Murat Özyaşar’dan okuduğum İkinci kitap Sarı Kahkaha.”Ayna Çarpması’nda henüz söz vardı, hepsi bir imaydı.Sarı Kahkaha’da sözdeki imayı kaldırıp sözün içindeki hikayeyi anlamaya sürüklüyor “diyor arka kapak yazısı.
İlk kitabında yarattığı ortamı tüm çıplağıyla bu kitabında gözler önüne seriyor tabi anlayabilene.Bir röportajında “ Bizi yakınlaştıran her şey hikâye” demişti.Kendi adıma çok iyi anladım, ya da anladığımı zannediyorum.Zannetmekle hiç bir şey bitmiyor, değişmiyor, sadece anladığınla kalıyorsun.Sonra tekrar tekrar düşününce senin yaşadığın ortamla ordaki ortamın arasında uçurum var ne anlıyorsun ki diyorsun.Benim yaptığım sadece empati olsa gerek.Neyse umarım kısa sürede tekrar bir kitap çıkarır aldığım güzel habere göre yazma süreci devam ediyormuş.Ne yazsa okurum dediğim yazarlar arasına girdi Murat Özyaşar.Gözardı edilebilecek türden değil çünkü onun şiirsel dili.