Ermişin Bahçesi, Ermiş‘in devamı niteliğinde yazılmış bir kitap. El Mustafa'nın, 12 senenin sonunda doğduğu topraklara dönüşü ile başlayıp; anne ve babasının mezarlarının bulunduğu bahçenin başında 9 müridine verdiği öğütlerle devam ediyor. Bu kitapta Halil Cibran'ın memleketine duyduğu özlemi, El Mustafa üzerinden apaçık bir şekilde görebiliyoruz. Kitap yine oldukça etkileyiciydi benim için ve Ermiş için yaptığım benzetmeyi bu kitap için de yapma gereği duyuyorum: Bu kitabı da babanın evladına öğüdünü dinler gibi dinledim.
Halil Cibran'ın, anlatımda yalın ama anlaşılmada derin olabilme yeteneği beni ayrıca etkiliyor. İki kitapta da; insanların El Mustafa'ya sorduğu, sorun olarak gördükleri veya anlam aradıkları tüm konular günümüzde de az evvel tartışılmışçasına tazeliğini koruduğu için inanıyorum ki, Halil Cibran ölümsüzlüğe erişebilen yazarlar arasında yerini alıyor.
Bir kitabı okuyup: "Bu yazılanlarla daha önce de karşılaşmış veya hayatım boyunca bu kitabı okumuş gibi hissediyorum." diyebiliyorsanız o kitap gerçek bir eser olabilmiştir. Ben Ermiş için de, Ermişin Bahçesi için de bu şekilde hissediyorum. Herkese tavsie ederim; okuyun, okutturun.