·
Okunma
·
Beğeni
·
13,4bin
Gösterim
Adı:
Ermişin Bahçesi
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
56
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053328926
Orijinal adı:
Le Jardin du Prophéte
Çeviri:
Kenan Sarıalioğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Altmışlı ve yetmişli yıllarda Batı Avrupa ve ABD gençliği arasında en yaygın okunan ve tartışılan yazarlardan biridir. Halil Cibran ve 1974'de "Ermiş"in, Aytunç Altındal tarafından Türkçe'ye kazandırılmasıyla ülkemizde de tanınmaya başladı ve ilgi gördü. Yaşadığı günlerde kitaplara egemenlerce, tehlikeli, ihtilalci ve gençliği zehirleyici bulunarak meydanlarda yakılmış, kendisi de Maonit Katolik Kilisesi'nce afaroz edilmiştir. Fakat Cibran, inançlarından ödün vermez ve şöyle der: 

"Bunlar ve diğer öğretilenlerden söz edişim nedeniyledir ki cezaya çarptırılıp, sürgüne gönderildim ve kilise tarafından afaroz edildim... Geçirdiğim yıllarda hiçbir pişmanlığa kapılmış değilim. Gerçeği arayıp da acı çekmeye mahkumdur." 
Ermiş'in Bahçesi, Cibran'ın ölümünden sonra yayımlanmıştır. Ermiş'in devamı sayılıyor. Bilge, "Ermiş"te Orphalese kentinden bindiği gemiden, yolculuğunu tamamlayarak bu kitapta iner. 
(Tanıtım Bülteninden)

Cibran'ın en sevilen yapıtı Ermiş'in devamı olan Ermişin Bahçesi, yazarın ölümünden sonra, 1933'te yayımlandı. Ermiş'in sonunda on iki yılını geçirdiği Orphalese kentinden ayrılarak denize açılan El Mustafa, doğduğu adaya, annesiyle babasının ebedi uykularına daldıkları bahçeye döner. Uzun bir aradan sonra müritleriyle yeniden bir araya gelmiştir. Onlara ayrılıktan, yalnızlıktan, zamandan, insanla insanı, insanla doğayı birleştiren bağlardan söz eder. Sözlerinde mutlu ve aydınlık bir hayatın sırları gizlidir yine.
56 syf.
·1 günde·8/10
Antalya'dan Denizli'ye doğru yolumuz düştü bir gün. Yolda biraz da oyalanıp uzattıkça uzattık yolu. Karnımız da acıktı haliyle, varmış olmamız gereken saatte hâlâ yoldayız sonuçta. Birkaç restoranvari yerde durakladık fakat kamyonlardan girilecek gibi değil. Nasıl yapsak diye düşünürken yol kenarında durmuş eliyle durun işareti yapan bir adam gördük. Hemen durduk, bakalım derdi neymiş diye. Meğer hayır yemeği veriyorlarmış da bizi de yemeğe çağırmak içinmiş o çırpınmalar. Yediğimiz yemeğin lezzetini siz düşünün artık. Adam o kadar işaret ettiği halde duranların sayısı öyle azdı ki. Durmayanlara nasıl da kızdığını hatırlıyorum yemek sahibinin. Yardım isteyen biri olduğunu düşünüp durunca biz, resmen iyilik bahçesi ile karşılaşmıştık. Durmayanlar yardım etmekten mi korkuyordu, bilmem.

Nedendir bilmem, Ermişin Bahçesi bu anımı aklıma getirdi. İnsanın özüne dair öyle güzel dokundurmaları var ki, insan durup özünü düşünmeden edemiyor doğrusu. Nerede yanlış yapıyoruz dedirtiyor insana. Ermiş kadar değil belki ama Ermişin Bahçesi de ziyaret edilebilecek ne güzel bir bahçe. Iyilik ve güzellik çok uzakta değil. Bazen dünya koşuşturması içinde unutuveriyoruz. Kendi derdimize dalıp yol kenarında yardım bekleyenleri es geçiyoruz. Oysa iyilik yapmak, bir başkasına nazik olmak kendi sorunlarının da başlıca çözümü. Yol kenarlarından gözümüzü ayırmayalım dostlar. Kim bilir belki bir gün El Mustafa'nın bahçesine denk geliveririz. Öyle ya, hayat bu.
56 syf.
·1 günde·7/10
Ermiş'in devamı niteliğindedir, Ermişin Bahçesi.
Ermiş El Mustafa 12 yıllık sürgün hayatından sonra doğduğu şehre gelir. Halk ve komşularıyla bir araya gelir. Onlara verdiği öğüt, onlara söylediği şeylerden oluşuyor bu kitap.

*Hayat, yaşayan her şeyden daha eskidir, tıpkı güzelliğin yeryüzünde güzel doğmadan çok önce kanatlarla donatılmış olması gibi ve tıpkı hakikatin dile getirilmeden önce de hakikat olması gibi..
78 syf.
İlk incelemem 1K' ya Hayırlı olsun derim..:)

"Halil Cibran Ermiş'in Bahçesi"

Enn sevdiğim alıntısından biriyle başlamak istiyorum incelememe.

"Eğer çirkinlik diye bir şey varsa,
O da, gözlerimizdeki önyargılı ölçekler ve kulaklarımızı tıkayan balmumunun ta kendisi dir."
.......
"Hiçbir zaman girmek istemediğin birinin yüreğine ,
Hiçbir zaman ulaşmaya çabalamayaşın
değil midir senin çirkinlik dediğin."


Okuduğum Halil Cibran'nın kitaplarından Ermiş ve Ermi'şin Bahçesi kitapların dan en iyileri diyebilirim.
Ama nasıl anlatayım ki size Cibran'ı ,
okuyup anlamak gerek. Yazdığı kitaplarının her bir sayfasının, her bir cümlesinin, kelimelerinin nasıl da insanın yüreğine değdigini, insanı alıp başka diyarlara götürdüğünü,
Ermi'şin bahçesiyle bir kez daha feth ediyor yürekleri kanımca CİBRAN Yüreklere dokunan benim için yegâne Yazar.
İnsana insan olduğunu fark ettiren

/HALİL CİBRAN/

Kelimelerin hakkını veren bir yazar ve bizleri derin düşünce ve anlamlara sevk eden kitabın tamamı alıntı niteliğinde benim için tabi sizler içinde
aynı mı bilemem.
Hayatınıza anlam katmak istiyorsanız Cibran okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum, etmekle kalmayıp mutlaka okuyun derim..

Cibran' nın en sevilen yapıtı Ermiş'in devamı olan Ermi'şin bahçesi ..


Sözlerinde mutlu ve aydınlık bir hayatın sırları gizlidir...
Halil Cibran⭐

İyi okumalar...
Umarım incelme yazımı inceler ve beğenirsiniz..:)
İncelememde varsa bir kusurum affola..:)
48 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Toplamda 48 sayfalık ıncecik bir kitap. Fakat derinliği sonsuz her bir cümlesi insanı okurken durup düşündüren eşsiz bir eser. Insanın her cümlesini ezberleyip hafızasına atası geliyor. Fakat bu mümkün olmuyor. Olmadığı için de ıncecik olan bir kitap saatlerinizi alabiliyor. Okunan bir cümleden birkaç dakika sonra bambaşka anlamlar çıkabiliyor. Geceler arama ve bulma vaktidir diyen Cibran tam da gecenin sessizliğinde okunacak ölümsüz bir eser bırakmış. Saygıyla...
47 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Halil Cibranın sevilen eserlerinden Ermiş’in devamı niteliğinde ki Ermişin bahçesi ölümünden sonra ilk kez 1933 de yayımlanmıştır.
Ermiş'in sonunda on iki yılını geçirdiği Orphalese kentinden ayrılarak denize açılan El Mustafa, doğduğu adaya, annesiyle babasının ebedi uykularına daldıkları bahçeye döner. Uzun bir aradan sonra müritleriyle yeniden bir araya gelmiştir. Onlara ayrılıktan, yalnızlıktan, zamandan, insanla insanı, insanla doğayı birleştiren bağlardan söz eder.
Hayata, yaratıcıya (kimi Tanrı der kimi biz gibi rab ya da Allah der) bunlara dair güzel eğitici sözleri en sevilen el Mustafa aracılığıyla bizlere aktarıyor cibran.
Kimi zaman anlamakta zorlandım, kimi zaman çok beğendiğim kısımlar oldu. Naif ve nazik bir anlatım söz konusu. Derin ve kısa cümleler barındırıyor. Doğadan fazlasıyla bahsedilmektedir. Mistik, filozof ve aynı zaman da şair olan Halil Cibran’ın edebiyat dünyasına kattığı bir klasik olma özelliğini taşır.
İncelememi şu özlü söz ile tamamlamak istiyorum:
“Asla ulaşmak istemediğiniz, kalbine hiçbir zaman girmek istemediğiniz değil midir çirkinlik olarak gördüğünüz şey?”

Sevgi ile kalın..
48 syf.
·1 günde·7/10
Ancak bugün var olmak, akıllı olmak, akılsıza yabancı olmamaktır; zayıfın felaketi olmadan güçlü olmaktır, küçük çocuklarla babaları gibi değil, oyunlarını görüp onlara katılmak isteyen oyun arkadaşı gibi oynamaktır.

***
Her sayfasını paylaşsam bile gizli saklı dersleri çoğu kişiye eminin ulaştıramam.
O yüzden mutlaka okuyun :)
Kitap bir Ermiş'in yıllar sonra doğduğu yere dönmesi , oradaki insanlara dersler , öğütler vermesi ve yollar göstermesi üzerinden işleniyor..
Beni en çok etkileyen kısım "Varlık sorusu soran kişiye vermiş olduğu cevaplardı. Hiç sıkılmadan birçok konu hakkında güzel aydınlatmalar yer alıyordu. Her cümle insanın aklındaki düşüncelerini sorguya çekiyor resmen..

Zihninizde yer kaplayan birçok konuyu çer çöp olarak görüp sil baştan başlamak isteyeceksiniz.
Kelimelerin altında görgü ve ahlak kurallarını da görebilirisiniz.. :)

***
Koltuk değneği satan topallara , ayna satan körlere ve tapınağın kapısında yalvarıp dilenen zenginlere de rastlayacaksınız..
56 syf.
·4/10
El Mustafa 12 yıl sonra ailesinin yaşadığı topraklara gelerek, kendisini bekleyenlere, yaşamı en sade biçimiyle sunduğu eseridir.
Ermişin devamıdır. (#67144423)
Ermiş kitabında verdiği öğütlerin devamını bekleyen halk onu kıyıda beklemektedir. El Mustafa da annesinin bahçesinde halka tekrar nasihatlar içeren konuşmalar yapar.
56 syf.
·1 günde·Puan vermedi
On iki yıl boyunca kaldığı Orphalese şehrinden ayrılarak ve doğduğu yere dönen El Mustafa, bu defa özlendiği yerde, kendi topraklarında insanları aydınlatmaya devam ediyor.
Cibran’ın sevilen eserlerinden Ermiş’in devamı niteliğindedir.Ermiş’i okuduktan sonra bu kitap ile devam edilebilir.
Güzel cümleler ve anlamlı tespitleri var. Tekrar tekrar okudum diyebilirim..
Tavsiyelerim arasında Ermiş ve Ermiş’in bahçesi
Keyifli okumalar :)
56 syf.
·10 günde·Beğendi·9/10
Yazarın listemize giren ilk kitabı olan Ermiş’in devamı niteliğindedir. Kitap Ermiş kitabının sonunda yola çıkan El Mustafa’nın Orphalese kentine varmasıyla başlıyor, aslında geri dönmesiyle çünkü Orphalese kentinde çocukluğu geçmiş ve oradan ayrılmıştı. Doğduğu kente geri dönüyor El Mustafa. Burada inzivaya çekiliyor, insanlar ondan ruhlarına geçmesi için bir dokunuş bekliyorlar ama ulaşamıyor, geldiği kenttekilerle arada fark oluyor ve buhranlar geçiriyor. Bu süre bize El Mustafa ile başbaşa zamanlar sunuyor. Bu güzel anlarda bahçede bağdaş kurmuş bir şekilde onun yalnızlığını paylaşıyoruz. Yalnızlık, doğa ve insan üzerine güzel bir sohbet içine giriyoruz.
İnsanın kendini sorgulamalarını, adımlarını, düşüncelerinin doğruluğu üzerine bir deryaya dalıyoruz. Halil Cibran bizi bu sırada mükemmel doğa hissiyatından da mahrum bırakmıyor. O ince kitap insanın yüreğinde nasıl büyüyor. Hayranlıklar içinde sayfaları tek tek yüreğinizi dinleyerek çeviriyorsunuz.
Her şeyin bir sonu olduğu gibi bu kitabında bir sonu var sayfalar ilerledikçe bu son yaklaşıyor. Yahya Kemal Beyatlı, Sessiz Gemi şiirinde “Artık demir almak günü gelmişse zamandan\ Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.” okuduğumuz dizelerinde dediği gibi bir gemi kalkacak yüreğimizin limanından…

HUNOK
Hacettepe Üniversitesi Okuma Topluluğu
Sinan VARGELOĞLU
56 syf.
·8/10
Ermiş, kitabının devamı niteliğinde bir kitap olmuş denilebilir. Kitaplardaki cümleler çok derin anlamlar taşıyor.Dervişin gözünden olaylar derinlemesine felsefik bir tarzda işlenmiş.

Ermiş kitabına kıyasla biraz sönük kalsada bir oturuşta okunabilecek kısa ve güzel bir kitap...
56 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Ermişin devamı olan Ermiş'in Bahçesi'nde on iki yılını geçirdiği Orphalese kentinden ayrılıyor El Mustafa. Doğduğu adaya, annesiyle babasının uyuduğu bahçeye dönüyor. Müritleriyle bir araya gelen El Mustafa bu kez onlara ayrılıktan, zamandan, yalnızlıktan ve insana dair daha birçok konudan söz ediyor. Yaşadığı günlerde kitapları tehlikeli, ihtilalci ve gençliği zehirleyici bulunarak meydanlarda yakılmış ve kendisi de afaroz edilmiştir. Halil Cibran ile ilgili bu bilgiyi öğrendikten sonra kitaptaki her bir cümle daha bir anlam kazandı bende.
Karanlıklar üstünüze çöktüğünde şöyle deyin: “ Bu karanlıklar henüz doğmamış şafaktır, her ne kadar gecenin doğum sancıları içime doğsa da tepelere doğan şafak bana da doğacaktır.”
Yüzleri tanırım, çünkü kendi gözlerimin dokuduğu örtünün ötesine bakabilir ve altlarında yatan gerçeği görürüm.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ermişin Bahçesi
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
56
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053328926
Orijinal adı:
Le Jardin du Prophéte
Çeviri:
Kenan Sarıalioğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Altmışlı ve yetmişli yıllarda Batı Avrupa ve ABD gençliği arasında en yaygın okunan ve tartışılan yazarlardan biridir. Halil Cibran ve 1974'de "Ermiş"in, Aytunç Altındal tarafından Türkçe'ye kazandırılmasıyla ülkemizde de tanınmaya başladı ve ilgi gördü. Yaşadığı günlerde kitaplara egemenlerce, tehlikeli, ihtilalci ve gençliği zehirleyici bulunarak meydanlarda yakılmış, kendisi de Maonit Katolik Kilisesi'nce afaroz edilmiştir. Fakat Cibran, inançlarından ödün vermez ve şöyle der: 

"Bunlar ve diğer öğretilenlerden söz edişim nedeniyledir ki cezaya çarptırılıp, sürgüne gönderildim ve kilise tarafından afaroz edildim... Geçirdiğim yıllarda hiçbir pişmanlığa kapılmış değilim. Gerçeği arayıp da acı çekmeye mahkumdur." 
Ermiş'in Bahçesi, Cibran'ın ölümünden sonra yayımlanmıştır. Ermiş'in devamı sayılıyor. Bilge, "Ermiş"te Orphalese kentinden bindiği gemiden, yolculuğunu tamamlayarak bu kitapta iner. 
(Tanıtım Bülteninden)

Cibran'ın en sevilen yapıtı Ermiş'in devamı olan Ermişin Bahçesi, yazarın ölümünden sonra, 1933'te yayımlandı. Ermiş'in sonunda on iki yılını geçirdiği Orphalese kentinden ayrılarak denize açılan El Mustafa, doğduğu adaya, annesiyle babasının ebedi uykularına daldıkları bahçeye döner. Uzun bir aradan sonra müritleriyle yeniden bir araya gelmiştir. Onlara ayrılıktan, yalnızlıktan, zamandan, insanla insanı, insanla doğayı birleştiren bağlardan söz eder. Sözlerinde mutlu ve aydınlık bir hayatın sırları gizlidir yine.

Kitabı okuyanlar 3.568 okur

  • Duygu Akyüz
  • Rojin Yokuş
  • Muhammet Usal
  • Lisa
  • Özgür
  • Serkan
  • 1kalite
  • Zakire Gök
  • Ahmet PEKDEMİR
  • Irmak

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.1
14-17 Yaş
%7.4
18-24 Yaş
%31.8
25-34 Yaş
%30.1
35-44 Yaş
%18.8
45-54 Yaş
%5.7
55-64 Yaş
%1.1
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%70.2
Erkek
%29.8

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%14.5 (154)
9
%9.3 (99)
8
%19 (202)
7
%16.8 (179)
6
%10.2 (108)
5
%4.8 (51)
4
%1.4 (15)
3
%1 (11)
2
%0.5 (5)
1
%0.3 (3)

Kitabın sıralamaları