·130 syf.··Beğendi
···Okunma: 09 Nisan 2019 18:58 * Lulin’in Işık Rehberi*
“Her çocuk bir fenerdir ışık ararken ışık olu dünyaya…”
“Zeki olmayı başarabilen insan, güzel olmayı da başarabilir.”
“Karakterler değişebilir, ama bazı sabit duygular herkese eşittir.”
1. BÖLÜM * İYİ OLMANIN SIRRI *
***Bu bölümde yazarımız konuyu o kadar güzel anlatmış ki okurken kitap ile
bir bütün oldum. Çocuklara harika mesajlar vermiş. Cennet ve cehennem kavramını güzel bir dille açıklamış. Anlatımında sosyal mesajlar vermiş.
* “Cehennem olduğu için de ayrıca çok sevinmiştim. Hayvanlara, çocuklara ve kadınlara kötü davrananların ceza alacakları bir yer olduğunu bilmek beni mutlu etti. Tabii ki tüm bunların yanı sıra, hırsızların ve başka kötü suçları işleyenlerin de oraya gideceğini ve cezalandırılacağını anlattı annem. Kimseye yanlış yapmamamı; düzgün, doğru ve dürüst bir insan olmak için çalışmamı da söyledi. Bu meseleden anladığım en önemli detay ise kötülüklerin cezasız kalmayacağıydı. O halde iyi ki cehennem vardı.”*
2. BÖLÜM * BAĞIMLILIK KÖLELİKTİR *
*” Annem, “Bak tatlım… İnsan sorun çözme yeteneğini hayatın içinde kazanır, tabletin içinde değil… Tablet gözyaşlarını silmez, ama iyi bir arkadaşın silebilir. Tablet seni tembelleştirir ama arkadaşın daha fazla hareket etmeni sağlayarak seni yerinden kaldırabilir ve daha dinamik olmana yardımcı olur. Dinamik insan sağlıklı insandır. Tablet, beyninin çalışma oranını azaltırken, arkadaşın ise duygularını ve bedenini canlı tutar. Aynı zamanda aklını da…” gibi sözler söylerken haklı olabilir. Ona söz verdim, zamanla bırakacağım tableti. Dedem zehirli sigarayı bırakmış, ben de tableti bırakabilirim herhalde. İkisi de bağımlılık çünkü.”*
*** Kitap hem eğlenceli, kahkaha atarak okuyorsun ve hemde eserde ders çıkarılacak konulara yer verilmiş. Ben kahkahalar eşliğinde okurken Lulin’in anlattıklarına elimle like işareti yapmaya başladım. Lulin’in muzipliği mi bulaştı bana yoksa :D
3. BÖLÜM * HAKKINI KORUMAK *
*** Hak hukuk davasında da Lulin beni güldürmeyi başardı, hele babasının yaptığı gibi dilekçe ile haklarını savunması bambaşka bir güzellikti. Bu bölümde annesinin de Lulin’den ders aldığını söylemesi, bazen büyüklerinde küçüklerden bir şeyler öğrenebileceğini söylüyor.
4. BÖLÜM * MUTSUZLUK TERCİHTİR *
*"Çoğu insanlar da senin gibi... Büyüyorlar, ev alıyorlar, arabaları oluyor, işleri oluyor, aileleri oluyor ama yine de mutsuzlar."
"Neden baba?"
"Çünkü insan açgözlü bir varlıktır."
"Koca gözlü bir canavar gibi mi?"
"Tam olarak değil de 'gibi' diyebiliriz. İnsanlar sürekli kendilerine yeni hedefler koyar ve hayaller kurarlar. Eriştikleri anda da kıymetini bilmez, yönlerini hemen başka bir şeye çevirirler. Bu böyle devam edince de bir türlü doymak bilmezler. İhtiyaçlarından fazlası için çabalar dururlar. Aslında tatmin olmadıkları ve yetinmeyi bilmedikleri için mutsuzdurlar, yeni bir şeye sahip olamadıkları için değil... Oysa şükür etmeyi gerçekten bilse insan, çok mutlu olacak."*
5. BÖLÜM * SEVGİNİN GÖZ DİLİ *
*"Lulin bir şey mi oldu?”
Annem sonunda dayanamayıp sorduğunda ona öyle yaralı bakmıştım ki… Olamaz… Annem yine gözlerime bakarak sanki bir şeyler fısıldadı. Ne dediğini anlamadım, ama annem bana kesin bir şeyler söylüuordu. Sesi çıkmıyordu, fakat yine de ben bir şeyler duyuyor gibiydim. Bunu nasıl yapıyordu? Sihirli bakıyor olabilir miydi?”*
*** İnsanlar bazen konuşmadan bile bakışları ile ne demek istediğini anlatabiliyor. Bu konuyu da yazarımız eserinde çok güzel işlemiş.
6. BÖLÜM * EMPATİ DİYORLAR *
*" Sen, sana yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapmayacaksın ya da sana yapılmasını istediğin şeyi sen de başkasına yapacaksın. Böylece kendini onun yerine koyarak empati kurmuş olacak ve o kişileri daha iyi anlayabileceksin.”*
*** Benim altın kuralımı bu eserdeki satırlarda görmek ne güzel.
7. BÖLÜM * AZMİN ŞİFRESİ *
*"Biz aile olarak birbirimize karşı sevgi doluyuz. Herkes gerektiğinde teşekkür etmesini ve özür dilemesini bilmeli.”*
*** Lulin azimle bir çok şeyleri öğreniyor ve esri okuyacak olan çocuklara ve büyüklere de güzel şeyler öğretiyor.
8. BÖLÜM * DENEYİMİN İÇİNDE *
*" Arkadaşlık güzel bir şeydi. İnsan kendini yalnız hissettirmiyordu. Öğrendiklerini paylaşıyordu. Arkadaşlık, birbirini mutlu etmek ve üzüntüyü bölüşmek, biz çocuklar için büyürken yol almak demekti. Tabii iyi bir arkadaş için geçerli bu şeyler…”*
*** Lulin ile Ati’nin telepatiyi denemesi ayrı bir güzellikti. O anda düşünceleri yorumları ne kadar tatlıydı.
9. BÖLÜM * DOĞRU İLETİŞİM *
*"Bakın çocuklar!.. Bu hayatta işlerinizin kolay ve yolunda gitmesini istiyorsanız, doğru iletişim kurmayı öğrenmelisiniz. Bunu telepati ile yapacağınız zamanlar vardır, konuşarak yapacağınız durumlar vardır. Kendinizi ne kadar doğru anlatırsanız, karşınızdakiler de sizi o kadar iyi anlar. Doğru iletişimle gerekli şekilde davranmış olursunuz; bu da sizi dürüst ve yürekli yapar.”*
*"Hayatta herkese nasıl davranmanız gerektiğini öğreneceksiniz, ama en mühimi iletişim. İletişiminiz kötüyse, dünyanın en güzel işini de yapıyor olsanız, üstün yetenekli de olsanız, sadece iyi iş yapmakla her zaman iyi yerlere gelemezsiniz. Bakın bu çok önemli! Kaybeden ve başarısız olan insanlar hep iki sebepten dolayı kaybederler: Birincisi, yeteneği çok fazladır ama iletişimi kötüdür, kendisini ve yaptığı işi anlamıyordur ve başarısını kendi söndürüyordur… İkincisi, iletişimi çok çok iyidir ama kendisinde bir yetenek görülmez, çünkü yeteneğini keşfedememiştir… İkisi de başarısız olur. Önemli olan hem özünüzde gizlenen yeteneğin ne olduğunu bulmak hem de onu parlatmak ve doğru iletişim yoluyla insanlara sunmaktır. İkisi bir arada var ise başarı yolu kendiliğinden açılır. İyi iletişim + Doğru yetenek = Başarı…”*
*** Bu alıntıların üzerine yazacak kelime bulamıyorum. Tek kelime ile harika…
10. BÖLÜM * TOPRAĞIN BÜYÜLÜ ŞİFASI *
*** ‘Kötü zehir’ olarak adlandırdığı sigaranın ne kadar zararlı olduğunu ve dedesinin o yüzden ne gibi rahatsızlıkları olduğunu, sağlığını önemli derecede etkilediğini ve geç kalmadan bıraktığını anlatıyor. Burada büyüklerimize de küçüklerimize de güzel mesajlar veriyor.
*** Lulin’in dedesi toprağa yalın ayak basacaksın dediğinde, annesinin kızacağını ve yapamayacağını söylediğinde; bazı şeyleri neden çocuklarımıza yasaklıyoruz diye düşünüyorum. Oysa bizler çocukluğumuzda bahçeli evlerde, köylerde toprak içinde büyüdük. Annelerimiz üzerimiz çamurlandı diye hiç kızmazdı. Yağmur yağdığında yolumuz çamur olurdu ve biz sokağa çıkar çamurun içinde yalınayak dolaşırdık. Parmak aralarından çamurlar pıçırtt diye çıktığında nasıl mutlu olurduk birbirimize gülerdik. Bahçede toprağı kazıp diplerden çıkardığımız killi toprak ile oyuncaklar yapardık. Bazı değerleri de çocuklarımıza yaşatmalıyız.
*** Lulin solucanı gördüğünde, onları sadece çizgi filmde gördüğünü söylediğinde üzüldüm, şimdiki çocuklar bazı değerleri yaşayamıyor. Apartmanlara tıkılmış şekilde tv, bilgisayar, tablet v.s. teknoloji çocuğu oldular. Bu bölümü okuduğumda benim de solucanları nasıl topladığım aklıma geldi. Özenle toprağı kazarak çıkartırdım. Yeğenim gelmişti bir defa, onları ne yapacağımı sorduğunda bir şey yapmayacağım dediğimde, bana verir misin? Balığa gittiğimde kullanırım demişti.
*"Diktiğin her ağaç bu dünyaya şahane bir miras, olağanüstü bir hediye…”*
*** Lulin’in dedesi ağaçlar ile verdiği bilgiler ve doğayı güzel bir şekilde anlatması ne kadar harikaydı. Anneanne ve dedesi insana verilen değeri torunlarına hissettirmesi ve yaptıklarına karşı Lulin’inde onların hoşlandığı şeyleri yapması ve bununla birlikte aile bağlarını güçlü olduğunu anlaması muhteşemdi.
*** Eserin sayfa sayısı az ama içindeki güzellikler insanın bütün dünyasını oluşturuyor. Çok güzel konulara değinmiş yazarımız. Öyle bir zevkle okudum ve yorum yazarken, okuyanların ilk diyeceği kelimeler ‘bitmeyen yorum yazmış bu kız’ dediğinizi duyabiliyorum. Kamurancığım ben bu eseri ne okumaya ne yorumunu yazmaya doyamadım. Kitabın arka kapak yazısındaki gibi, çocuk kitabı ancak her kesimin okuması gereken bir eser bence mutlaka okumalısınız.
@kamuranakdemir #kamuranakdemir