Puan vermedi·336 syf.····Okunma: 22 Mayıs 2019 01:27 Aslında Saramago’nun bu kitaptaki kastı fizyolojik körlüğe dikkat çekmekten çok toplumsal körlüğe atıfta bulunmaktır. Kitabı günümüze uyarlayıp, insanların iletişim çağında bir “iletişim körlüğü” yaşadığı şeklinde bir anlam çıkarabiliriz.Olay bilinmeyen bir ülkede ve bilinmeyen bir zamanda geçmektedir.Kitapta nokta ve virgül haricinde noktalama işareti kullanılmamışTrafikte ışıklar yeşile döndüğü halde hareket etmeyen öndeki araca sinirle korna çalan şoförlerden farklı düşünen biri arabasından inerek öndeki arabaya gider ve şoföre neden hareket etmediğini sorar. Cevap ile birlikte macera başlar: “Kör oldum” Yardımsever(!) şoförün desteği ile evine giden adam karısıyla birlikte soluğu göz doktorunda alır. Yapılan incelemelerde herhangi bir bulguya rastlanmadan adam evine gönderilir ama göz doktoru dahil klinikte bekleyen hastalar bu “beyaz körlük” salgınına yakalanır. Körlükten etkilenenler devlet tarafından bir akıl hastanesinde toplanır. Körlükten etkilenmediği halde kör olduğunu söyleyip kocasını bırakmak istemeyen doktorun karısı da bu akıl hastanesine kapatılanlar arasında yerini almıştır. Öyle ki devlet tarafından onlara cüzzamlı muamelesi yapılır ve hastaneden çıkmak isteyenlere mermi yağdırılır. Körlerle iletişim kurulmaz onlarla temasa girilmez hatta onlara verilen yiyecekler bile koğuşların dışında bir bölmeye bırakılır askerler tarafından. Zamanla ülkede bu körlükten etkilenenlerin sayısı artar ve akıl hastanesi dolmaya başlar. Akıl hastanesinde yeniler ve eskiler arasında bir çatışma başlar. Doktorun karısı, gözlerinin gördüğünü diğer körlerden saklar ancak onlara yardımcı olur adeta hepsinin gözü olur.Hastaneye gelen başka gruplardan bir grup, bir gün tüm yemeğe el koyduklarını ve yemek isteyenlerin ellerinde bulunan tüm değerli eşyaları toplayıp getirmelerini ister. Çaresiz kalan körler bu buyruğa uyar ve ellerindeki tüm değerli eşyaları toplayarak onlara teslim eder. Bir zaman sonra tekrar bir buyruk yayınlanır ve değerli eşyalarını vermeyenlerinde o eşyaları getirmesi gerektiği yoksa herkesin açlıktan öleceği duyurulur. Kalan değerli eşyalar da verildikten sonra körler yiyeceklerine ulaşır. Ancak toplumsal düzen ve yasaların olmamasının doğuracağı kötü sonuçların temsili bir örneği olarak bu çete olmuş kör gruplar diğer körlerin kadınlarını ister. Çaresiz ve aç kalan körler kadınları onlara gönderir ve çeteden istediği yemeği alır. Ancak bu alışveriş sıradan bir insanın katil olmasına neden olacaktır. Artık herkes kör olduğuna göre ve toplumsal düzen yok olduğuna göre cinayet, tecavüz ve ahlaki çökkünlük serbest…