İnsanlığın ilk zamanlarında tanışıp birbirilerine kenetlenip birbirilerini çok seven bir çift Tolgonay ve Suvankul...
Onlar birbirilerini o kadar çok sevdiler ki dünyadaki hiçbir zorluk onları yıldıramadı bir toprak parçasına tutunup kocaman bir aile oldular çocukları Kasım Maysalbek ve Caynak üç erkek evlat... Kasım babası gibi iş olarak toprağı seçti, Maysalbek ise şehre gidip okumaya karar verdi öğretmen olmak istiyordu, küçük oğlan Caynak köyde kaldı arabacılık yaptı köye haber götürüp getirdi taşımacı oldu.. Kasım evlendi güzeller güzeli karısı Aliman ile çok mutluydu. Suvankul Tolgonay oğulları ve gelini durmadan çalışıyor ekmeklerini, aşlarını topraktan elde etmekle uğraşıyorlardı. Sonra bir gün o kara haber geldi savaş başlamıştı Suvankul ve Kasımda dâhil olmak üzere köydeki bütün erkekleri cepheye savaşmak için asker olarak çağırıldılar. Köyde geriye kalanlar ise açlık savaşı verdiler gerek karınlarını doyurmak için gerekse cephedeki askerlere erzak göndermek için. Kara haberler bir bir geliyordu önce Kasım ve Suvankul sonra Maysalbek ve Caynak savaşa kurban gittiler. O mutlu aileden geriye bir tek Tolgonay ve biricik gelini Aliman kaldı verdikleri kayıpların acısıyla yıllarca yaşadılar. Sonra bir gün Aliman tuhaf tuhaf davranmaya eve geç gelmeye başladı meğerse kötü bir çoban tarafından kandırılıp hamile kalmış. Tolgonay bunu çevreden duydu ama Alimanı yine sahiplendi korudu kolladı çocuğuna bakmaya karar verdi. Bir gece vakti Aliman samanlıkta doğum sancısı çekerken kanlar içinde kalmıştı Tolgonay komşuları ayşe ve oğlu bektaşa haber verdi hastaneye götürecekken o soğuk kış gecesinin zifiri karanlığında Aliman doğum yaptı ve öldü.... Tolgonay yeni yoldaşı Canbolatla bir başına kaldı ona baktı büyüttü torunu belledi. Bunca acıyı derdi kederi çeken Tolgonay her seferinde kendini orada buldu toprağında, toprak anasında dertleşeceği tek sığınağı orasıydı...