·100 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Şubat 2018 01:37 1. Bölüm; Âşıklar,Arap çöllerinde,iki ayrı kavmin çocukları olarak dünyaya gelir.Birbirlerinden habersiz,masum ama kaderleri önceden biçilmiş,aşka,acıya, çöle düşecek iki mazlum insanın doğumu işlenmekte.
Bu kutlu doğum öylesine derin bir iz yaratır ki,artık âşk teraneleri âşkın ağzında aciz kalır.Sezai Karakoç kitabını kaleme alırken gökten,rüzgârdan ve yaratıklardan yararlanır. O günün âşk gerçeğine, yakın şahitler arar.
Bu doğuma vakıf olursunuz, çünkü bu doğum sıradan bir doğum değil. Başlayacak ve dillere destan olacak bir yaşamın doğumudur.Şair, beraber büyüyen iki gencin hummalı aşk ateşine ergenlikle girdiklerine inanmıyor. Henüz onlar doğmadan, alınyazılarına ne yazılmışsa onu yaşadıklarını, şu dizelerle ifade eder,
“Ama aşk ki ezeli bir tanışıklıktır.
Doğmadan önce başlamışlıktır.”
Şair Arap kültürüne o kadar âşina ki, çöl, deve, hurma, kervan, sahra v.b. tanımlamalarla asırlar önce yaşanan âşka ve mekâna canlı tanık olmanızı sağlar. Asıl adı Kays olan âşığın, âşk ateşiyle deli divaneye ve çöle düşüşüne, adının Mecnun oluşuna vakıf oluyorsunuz. Kays artık mecnunluğuyla dillerde ve çöllerdedir;Leylâ’nın hali mecnundan farklı değildir.
2. Bölüm; Sezai Karakoç bu bölümde Fuzulî’nin başlattığı âşk hikâyesini bitirmek istemediğini vurgular. Şairin Kuşkusu adlı şiiriyle şairlere gönderme vardır. Oturup şiir yazacağım demekle şiirin yazılamayacağını, şiirin içindeki ruhun kulağınıza üfürmesi, yüreğinizi tutuşturması ve kalemi şaha kaldırması gerektiğini vurgular.
3. Bölüm; Bu son bölümde,Ölüm,Mecnun'un Bir Işığa Dönmesi,Leylâ’nın Bir Işığa Dönmesi ve Adak Işığı şiirleri yer alır. İki âşık öldükten sonra ışık olarak gökyüzüne yükselir ve orda tek bir ışığa dönüşürler. İsmi, adak ışığı olur. Yeryüzünde kavuşmak isteyipte kavuşamayan âşıkların uğur saydığı, birleşmek için dua ettikleri bir ışık olurlar.