~~~Bu inceleme seriyi okumayanlar için sürpriz bozan (spoiler) içerebilir~~~
(Serinin ilk üç kitabının incelemesi için #41701711 - #41701958 - #44367556 )
Kızıl Kraliçe serisini nihayet bitirebildim. Beni çok yoran, gereksiz detaya boğulmuş ve Mare'nin ergenlik tavırları ile geçen bir seriydi ama inat edip hepsini okuduğum için kendimle gurur duyuyorum.
Üçüncü kitap Mare ve Cal'ın ayrılığı ve savaşın başlangıcı ile bitmişti. Son kitapta da savaş, politikalar, entrikalar ve çıkar ilişkileri son hızıyla devam etti. Bu arada Mare ve Cal arasındaki soğuk savaş da devam etti.
Maalesef gereksiz uzatılmış bir kitap olduğunu düşünüyorum. Hatta genel olarak serinin tamamı için aynı şeyi düşünüyorum. Özellikle Mare'nin aynı konuyu defalarca gündeme getirmesi, sürekli güvensizlik problemi yaşadığını dillendirmesi, Maven ve Cal arasındaki kararsızlığı, okurlar için hatırlatma olması açısından geri dönüşler yapıp bazı olayların defalarca anlatılması maalesef kitabın sayfalarca uzamasına sebep olmuştu. Kesinlikle gereksiz bir kalabalık yaratmıştı.
İkinci olarak sürekli karakterler arasındaki sıçramalar beni zorladı. Maalesef birkaç karakter ağzından yazılan kitaplar benim açımdan rahatsız edici oluyor.
Yine bu kitapta, uzun uzun betimlemeler yapılmıştı. Serinin diğer kitaplarında bu yönde bir şikayetim olmasa da son kitaptaki betimlemeler oldukça fazla ve uzundu. Ama buna rağmen, hikayenin en can alıcı noktalarından bir tanesi -Maven ile ilgili bir dönüm noktası- o kadar basit ve yüzeysel geçilmişti ki, anlamlandırmak mümkün değil.
Kıssadan hisse, serinin en en en sevmediğim kitabı bu oldu. Gereksiz detaylandırılmış, fazlasıyla uzun ve betimlemeye boğulmuş bir kitaptı. Mare son sayfaya kadar kaprislerine ve ergen tavırlarına devam etti ve kitabın biraz da ucu açık bitirilmiş olması beni rahatsız etti.
Çok fazla fantazta ve bilim kurgu okuyan bir insan olarak, bu seriden beni tatmin edecek bir tat almadığımı söyleyebilirim. Üzgünüm.