·400 syf.····Okunma: 04 Mayıs 2019 18:00 Gül Cemiyeti
Neredeyse her kitapta olduğu gibi, ilk kitabına nazaran eksik kalan bir kitap. Ama buna rağmen yine ilk kitabıyla karşılaştırınca yazar bu defa eşsiz bir son yazmış. Kitapta en çok sevdiğim karakter, Beldain Kraliçesi Maeve oldu. Ve tabii ki ilk kitaptan tanıdığım Enzo Valenciano ve Teren Santoro.
Neden bilmiyorum ama Adelina Amouteru ve kardeşi Violetta'ya hiçbir zaman ısınamıyorum. Her kitapta olduğu gibi yan karakterler hep daha çok hoşuma gidiyor. Ayrıca da Afsuni karakteri şimdiye kadar okuduğum en berbat karakterdi. Seri için söylemiyorum, okuduğum tüm kitaplar arasında bu kadar nefret ettiğim bir karakter hiçbir zaman olmamıştı. Her neyse, karakterleri bırakıp kitabın akışına geçeyim.
Kitap, tamamen intikam hırsıyla gözünü karartan Adelina'nın kendi karanlığında yavaş yavaş kaybolmasını anlatıyor. Kitapta en çok sevdiğim bölüm, Adelina'nın Raffaele gibi görünüp Enzo ile hayatlarını bağladığı bölüm olmuştu. Ve Enzo karakteri ile Adelina karakterini yeniden bir arada görmek gerçekten güzeldi. Kısa süreliğine de olsa. Kitap içerisinde en çok hoşuma giden diğer bir bölüm ise, sonu oldu.
En sonunda Adelina, Enzo'yu kontrol ederek Beldain gemilerini yaktıktan sonra Enzo bir cümle kurdu. Ve işte tam bu noktada bir kitabı okurken hissedilen en gerçek duyguyu hissettim. Acı.
*Adelina'dan,
''Seni seviyorum'' diye seslendim. Düşman bir ülkenin seni çıkarları için kullandığını görmek istemiyorum. Tahtını senden alıyorlar, bunu göremiyor musun? Hançerlerin hain!''
Enzo'nun gücü bir kez daha beni vurduğunda durdum. Bu darbe acıyla iki büklüm olmama neden oldu. Enzo yumruklarını sıktı. Yüzünü acı dolu bir ifade kapladı. ''Arenada Raffaele'yi neredeyse öldürüyordun. Gemma'yı öldürdün. Sen diğerlerini kendi çıkarların için kullanmıyor musun peki? Bu savaşı, tahtı ele geçirme hedeflerini? Beni? Enzo'nun sesi bir an çatallaştı ve öfkesinin ardında derin bir acı belirdi.
''Bunu nasıl yapabildin?''
Sözleri zihnimdeki fısıltıları hareketlendirdi. Fısıltılar şimdi öfkeliydi. Dolayısıyla ben de öfkelendim. ''Peki kimden öğrendim bunu?'' diye çıkıştım. ''Diğerlerini kendi çıkarlarım için kullanmayı kim öğretti bana?''
Enzo'nun gözleri yine doldu. İçlerinde karanlık birikti. ''Bir zamanlar seni sevmiştim,'' diye bağırdı. ''Ama arenada Raffaele'ye neler yaptığını bilseydim, Gemma'ya ne yaptığını bilseydim, fırsatını yakaladığımda seni öldürürdüm.'' *
Savaşın ortasında aralarında geçen bu konuşma gerçekten beni bitirmişti... Kitabı sevmemin en büyük nedeni de bu. Kitap ihanetlerle dolu, yalanlarla, intikam hırsıyla, karanlıkla. Kimse masum değil. Herkesin ruhu az da olsa karanlığa bulanmış. Kitap fantastik bile olsa bu yönüyle o kadar gerçekçi ki. İşte bu yüzden, okuyun, okutun.