Hasan Aksakal yazdığı eserle, Türk Muhafazakarlığının yaşadığı "ambivalant" durumu yani ikircikli hafızasını ortaya koyuyor.Bu ikirciklilik halin oluşum sürecinde muhafazakarlığın temsilcisi sayılan kişilerin şaşkınlık ile budalalık arasındaki gitgeller anlatısı yeterince verili olduğu gözüküyor. Muhafazakarlığın temsilcileri arasındaki ton farkının ve tartışmalarının niteliğinin ciddi bir fikirsellikten ziyade daha magazinsel olduğu fikri kuvvetli bir biçimde hissettirilmiş. Daryush Shayeganın Doğu toplumlarında "Kültürel Şizofreni" saptamasını Hasan Aksakal muhafazakarlığın temsilcilerinin (Yahya Kemal- Necip Fazıl- Nurettin Topçu vs.) şizofrenik ruh halini geçirmiş. tartışmalarının niteliğinin ciddi bir fikirsellikten ziyade daha magazinsel olduğu fikri kuvvetli bir biçimde hissettirilmiş. Daryush Shayeganın Doğu toplumlarında "Kültürel Şizofreni" saptamasını Hasan Aksakal muhafazakarlığın temsilcilerinin (Yahya Kemal- Necip Fazıl- Nurettin Topçu vs.) şizofrenik ruh halini geçirmiş. Yalnız yazar Hasan Aksakal Post-Aydınlanmacı Tavrı ile tarafını Tanıl Bora, Nuray Mert gibi birikimci sözde entelektüel eski cemaatçi ve Akpliler tarafında alması şizofrenik halin devam ettiği gerçeğini söylemek durumundayım. Erken Cumhuriyetin ve Modernitenin eleştirisini yaparken aldığı tavır ve örneklemelerin vahşice
olduğu düşünüyorum. Yinede okuyucu için kitap hayal kırıklığı ile sonuçlanmıyor. Gerisi size kalmış.uray Mert gibi birikimci sözde entelektüel eski cemaatçi ve Akpliler tarafında alarak Erken Cumhuriyetin ve Modernitenin eleştirisini yaparken aldığı tavır ve örneklemelerin vahşice olduğu ortada. Yinede okuyucu için kitap hayal kırıklığı ile sonuçlanmıyor. Gerisi size kalmış.