Puan vermedi·208 syf.····Okunma: 07 Haziran 2019 22:42 Bozkırkurdu kitabını hiç sevmedim bitirene kadar. Öyle sevmedim ki; kitapları yarım bırakamayan ben kenara atmıştım devam etmiycem diye. Ama sonra kendimi zorladım. Beni çok zorladı, bitirdim. Bitirdiğimde anladım ki aslında ben kitaptaki baş karaktere katlanamamışım. Karakterimiz kendini yalnızlaştırmış ama yalnızlıktan da boğulan, varoluşsal sancılarla kıvranan, sürekli intihar düşünen, ve hayata karşı kendini bir sürü keskin çizgilerle sınırlandırmış gudubet biri. Nefret ederim ben bu tiplerden. Yani hepimiz bazen bu hayat denen saçmalığı ve kendimizi ve saçma düzeni ve iğrenç insanlığı sorguluyoruz ama kusana kadar da değil. Neyse işte Hermann Hesse bey de daha sonraları bu angutspor karakterin karşısına o tam intihar eşiğindeyken, laylaylom tipler çıkarıyor ki bak gerizekalı akışına bırak, her şey değişken her şey her şey olabilir çok kasma yoksa zaten yaşanmaz böyle, doldur da içelim diyen tipler bunlar. Bu rahatsız edici karakterin suratına çatır çatır söylenince rahatsız edici düşüncelere sahip olduğu biraz daha çekilebilir oluyo kitap da. Ama muhtemel ki çoğu insanın direkt o karakterde kendini bulacağı bir kitap bu, çünkü aşırı beğenilmiş ben de o yüzden okumuştum. Umutsuz vaka, hiçbi şeyden keyif almayı bilmeyeceklere özellikle şiddetle tavsiye edilesi bir kitap olabilir.