Bozkırkurdu

Hermann Hesse
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·208 syf.··
2020 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2020 02:18
Kitabın başlarında olay örgüsü ne olduğunu anlamakla olayların nasıl geliştiğini idrak etmek ile başlıyor süreç ardından Harry kendisine bir şeyler yapmasını isteyen bu şekilde Emirler veren bir hanımefendinin dediklerine uyguluyor ta ki bu durum Hanım efendimizin kendisini öldürmesini isteyene kadar ama sonra birden bakıyoruz ki meğerse tiyatro oyunu Mozart yokmuş Alman yazar Goethe yokmuş Pablo varmış Maria varmış tekrar tekrar okunması anlaşılması gereken bir kitap olarak kütüphanemdeki yerini alacak.
BozkırkurduHermann Hesse · Afa Yayınları · 19939,7bin okunma
10/10
·208 syf.··
2021 71. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2021 21:04
Ana karakter Harry Haler, iç dünyasında yaşamayı seven karamsar bir ruh haline sıklıkla bürünen birisidir. Zaman içerisinde daha şüpheci ve hatta kuruntulu diyebileceğimiz bir ruh haline bürünen Harry Haler, kendisi için ''çift kişilik'' bir yaşam olduğuna inanır. Bu kişiliklerden ilki insan, ikincisi ise yazarın deyimiyle ''Bozkırkurdu''dur. Bu kişilikler içerisinde kendisine farklı roller, mekânlar çizen Harry Haler, yaşadığı dönemin toplumsal değer yargılarına, dünya düzenine ayak uyduramaz ve zamanla kendi ruh dünyasının içerisine gömülür. Kendisini toplumdan soyutlamayı âdet haline getirip mizahla yaşayarak bir tür kaçış yolu yaratır. Hayatı boyunca yaptığı seçimlerle düşüş yaşayan karakterle beraber bu kitap yazarın hayatıyla da benzerlikler taşıyor. Tam olarak otobiyografik bir roman olduğu söylenemese de, yer yer Hermann Hesse'nin hayatıyla özdeşleşiyor. Harry Haler sanatla, müzikle, bilgiyle kurt kimliğini saklamaya çalışır ancak bazı zamanlarda bu kimliği saklayamaz ve öfke krizleriyle yaşar. Kitabın dili sade olmasına karşılık derin cümleler barındıran bu kitabı çok beğendim. Postmodern bir bakış açısıyla yazılıp modern dünyada kendisine yer edinemeyen ana karakterin yaşamı beni etkiledi. Bir tarafta özgürlüğü seven ve özgür olma halini her zaman duyumsamak isteyen Bozkırkurdu, diğer tarafta ise bu hayat tarzını eleştirip burjuvazi hayatından kopamayan biri. Ancak her zaman kendi içerisinde çatışmaları olan bir karakter Harry Haler... Kitabın alt başlıklarında kişilik bölünmesi kavramıyla beraber teknoloji, politika, savaş kavramlarını da ele alıyor yazar. Herkese iyi okumalar diliyorum.
BozkırkurduHermann Hesse · Afa Yayınları · 19939,7bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2019 9. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2019 22:42
Bozkırkurdu kitabını hiç sevmedim bitirene kadar. Öyle sevmedim ki; kitapları yarım bırakamayan ben kenara atmıştım devam etmiycem diye. Ama sonra kendimi zorladım. Beni çok zorladı, bitirdim. Bitirdiğimde anladım ki aslında ben kitaptaki baş karaktere katlanamamışım. Karakterimiz kendini yalnızlaştırmış ama yalnızlıktan da boğulan, varoluşsal sancılarla kıvranan, sürekli intihar düşünen, ve hayata karşı kendini bir sürü keskin çizgilerle sınırlandırmış gudubet biri. Nefret ederim ben bu tiplerden. Yani hepimiz bazen bu hayat denen saçmalığı ve kendimizi ve saçma düzeni ve iğrenç insanlığı sorguluyoruz ama kusana kadar da değil. Neyse işte Hermann Hesse bey de daha sonraları bu angutspor karakterin karşısına o tam intihar eşiğindeyken, laylaylom tipler çıkarıyor ki bak gerizekalı akışına bırak, her şey değişken her şey her şey olabilir çok kasma yoksa zaten yaşanmaz böyle, doldur da içelim diyen tipler bunlar. Bu rahatsız edici karakterin suratına çatır çatır söylenince rahatsız edici düşüncelere sahip olduğu biraz daha çekilebilir oluyo kitap da. Ama muhtemel ki çoğu insanın direkt o karakterde kendini bulacağı bir kitap bu, çünkü aşırı beğenilmiş ben de o yüzden okumuştum. Umutsuz vaka, hiçbi şeyden keyif almayı bilmeyeceklere özellikle şiddetle tavsiye edilesi bir kitap olabilir.
BozkırkurduHermann Hesse · Afa Yayınları · 19939,7bin okunma
10/10
·218 syf.··
2016 85. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2016 15:18
Bozkırkurdu’nu okumak, kitabı okuyan okur nezdinde en hafif tabiri ile bir ayrıcalık olacaktır. Tabi ki bu benim düşüncem. Son zamanlarda okuduğum en zor kitaplardan biriydi diyebilirim. Çoğu cümlesini hatta çoğu paragrafını kaç defa tekrar tekrar okuduğumu sayamadım. Bu demek değil ki Hesse’nin karmaşık ve anlaşılmaz bir dili var. Açıkçası dili sade ve anlaşılır (Konu yazımın diline gelmişken bahsetmeden edemeyeceğim, kitabın çevirisinde bulunan Kamuran Şipal’e saygı duymamak elde değil. O uzun cümleleri öylesine uyumlu ve anlamlı çevirmek! Takdire şayan.) ancak cümlelerin arasında gizli olan felsefeyi alttan alta almak veya alabilmek sanıyorum ki okur nezdinde en zor olan kısımdı. Bana göre, Hermann Hesse bu kitabında oldukça farklı ve ufak kurgular yaratması ile ne kadar büyük bir yazar olduğunu kanıtlamıştır. Kurgu ufak ama okur için sarsıcı niteliktedir. Kurguladığı zaman ve mekan da usta yazar Goethe ile ana karakterini karşılaştırarak ortaya çıkardığı diyalogla zekasını okura resmetmeyi de es geçmemiştir. Ana karakterin Goethe ile yaptığı söyleşisinden bir alıntı yapmazsam incelemeyi eksik kabul ederim; “Delikanlı sen yaşlı Goethe’yi çok fazla ciddiye alıyorsun. Ölüp gitmiş yaşlılar ciddiye alınmamalıdır. Sana bir sır vereyim mi, ciddilik zamana aşırı değer verilmesinden kaynaklanır. Yaşamda zaman diye bir şey aranmaz; sonsuzluk dediğimiz yalnızca bir an’dır, bir şakanın yer alacağı kadar uzun bir süre yani.” Kitabın konusu oldukça ilginç, ana karakter Bay Harry’nin başlarda kuruntu haline getirdiği çift kişilik kavramı. Bu kişiliklerden birisi insan, bir diğeri ise hayvan benzetimi yaptığı Bozkırkurdu’dur. Tüm kitap boyunca içerisinde barındırdığı bu kişiliklerin, bulunduğu davranışlarda etkili olduğunu savunan Harry’nin sonraları bana göre rastlantı olmayan
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20229,7bin okunma
9/10
·218 syf.··
2018 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2018 22:25
Bozkırkurdu okul yıllarında öfleye pöfleye okumaya çalıştğım bir kitaptı. O zamanlar da revaçtaydı Herman Hesse şu anki gibi. AFA yayınları diye hatırlıyorum, bütün kitaplarını basmıştı. Sidharta'yı okuduktan sonra elime almış ama sıkılmıştım kitaptan. Paul Muad'dib Beyin #25515888 yorumundan sonra tekrar aklıma geldi ve açtım kapağını. Hiçbir şey hatırlamıyormuşum gerçekten de. Kitabın başı Tutunamayanları hatırlattı bana. Ondaki gibi ikinci elden anlatılan bir hikaye. İlk önce kahramanımız olan Harry Heller'in (Hermann Hesse'yi andırıyor evet, yazar bunu saklamaya kalkmamış) evsahibinin yeğeninin gözünden inceliyoruz bu karakteri, yani bozkırkurdunu. Daha sonra Herman Heller'in notlarını okumaya başlıyoruz. Arada kendisine verilen bir broşür var "Bozkırkurdu Üzerine İnceleme" diye. Bir 20-30 sayfa bu psikoolojik tahlillerle dolu incelemeyi okuyoruz. Çoğu kimse için burası kitabı bırakma yeri. Ama kitabın da içerik olarak en doyurucu bölümü aynı zamanda. Daha sonra okuyacağımız 150 sayfalık macerada da Hermine (Evet bu da Herman'a benziyor) Maria ve Pablo üzerinden bozkırkurdunu incelemeye devam ediyoruz. Bazı şeyler fark ediyoruz ara sıra, sonra bunların zaten baş tarafta verilen inceleme içinde anlatıldığını fark ediyoruz.Sona doğru herşey karışıyor ve kitap bitiyor:) İsterseniz detaylı olarak bakalım elli yaşına merdiven dayamış Harry Heller'in hikayesine. Böyle bir eser için spoiler ibaresini kullanmak ne kadar doğru olur bilmiyorum. Bu belki de Raskolnikov'un cinayet işleyeceğini söylemek gibi bir şey. Ama yine de, içerik hakkında bilgi edinmek istemeyenlerin bundan sonrasını okumaması gerektiğini söyleyebilirim. Bozkırkurdu Harry Heller'in kendisine biçtiği karakter. Eşinden boşanmış, yaptığı seçimlerle kariyerinde düşüş yaşamış
Edebiyat
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20229,7bin okunma
İçindeki Hangi Kişilik Bu Romanı Sevecek?
Puan vermedi·210 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 20:48
Bozkırkurdu, klasik bir roman gibi başlayıp yavaş yavaş insanın zihninin derinliklerine dönüşen, alışılmadık bir okuma deneyimi sunuyor. Hermann Hesse’in bu eseri, olay örgüsünden ziyade fikirler, ruh hâlleri ve iç çatışmalar üzerine kurulu. Özellikle son bölümdeki “Büyülü Tiyatro”, romanı bambaşka bir boyuta taşıyor. Bu kaotik ve sembolik alan, alternatif benliklerle yüzleşmeyi merkeze alıyor. Yer yer Gece Yarısı Kütüphanesi’ni çağrıştırsa da Hesse’in yaklaşımı çok daha karanlık, bilinçaltına yakın ve psikolojik bir tiyatro niteliğinde. Bu yapıyı oldukça sevdim. Romanın kalbinde Harry Haller’in kimlik krizi yatıyor: Hem “insan” hem “bozkırkurdu” olarak yaşadığı ikilik, modern insanın yalnızlığını, yabancılaşmasını ve parçalanmış ruhunu güçlü şekilde yansıtıyor. Hermine’nin Harry’ye hayatı yeniden hissettirmeye çalışması ise kitabın en etkileyici yanlarından. Bana göre Hermine, Harry’nin bastırdığı yaşam enerjisinin ve eğlenme kapasitesinin yansımasından ibaret; tıpkı Pablo’nun özgür ve akışa bırakan tarafı temsil etmesi gibi. Romanın doruk noktasında karşımıza çıkan Mozart ise en önemli mesajı veriyor: Hayatı fazla ciddiye almak insanı yok eder. Hesse net bir mutluluk vaat etmiyor ama “kendinle dalga geçebilmeyi öğrenmek”te küçük bir umut barındırıyor. Bu yüzden kitap bana tamamen karamsar değil, acı ama umutlu geldi. Kitabın en büyük gücü katmanlı olması. İç monologlar, felsefi göndermeler ve metaforlar sayesinde tekrar okunduğunda yeni anlamlar çıkıyor. Burjuvazi eleştirisi, bastırılmış arzular ve varoluşsal sorgulamalar ise hâlâ çok çarpıcı. Harry’nin kendini hem aşırı ciddiye alıp hem de hemen dalgaya alması romana güzel bir ironi katıyor. Tabii herkesin sevebileceği bir kitap değil. Uzun iç monologlar ve “Bozkırkurdu Risalesi” gibi didaktik bölümler bazı
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20229,7bin okunma
Puan vermedi·210 syf.··
Beğendi
·
2025 102. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2025 07:36
BOZKIRKURDU-HERMANN HESSE,200 Hermann Hesse’den okuduğum dördüncü kitap ve en zor okuduğum oldu.Daha doğrusu ağır anlaşılıyor., Demian , Siddhartha ve Boncuk Oyunu daha anlaşılır ve nisbeten daha kolay okunan kitaplardı.Çok dikkatli okunması gerekiyor,en küçük bir dalgınlık kitaptan kopmanıza neden oluyor. ~~~~~~~~** Hesse bu kitabını iki Dünya Savaşı arasında, 1927 yılında yazmış. Savaş ortamının ve kişisel sorunlarının etkisiyle ellili yaşlarında ağır bir bunalım geçiren 🫩 yazar intihar etmenin kıyısından Carl Jung’ın öğrencisi Lang’dan psikolojik tedavi görerek dönmüş.Tedavi sonucu psikolojiye ilgi duyarak deneyimlerini bu kitaba yansıtmış. ~~~~~~~ Hesse’nin bu kitabındaki karakter Hary Haller de bir nevi çift kişilikli ve intihara meyilli.Kendini Bozkırkurdu olarak görüyor.Kendi düşünceleri ve doğruları toplum ile uyuşmadığından hayatına son vermek istemektedir.Tabi bu da kolay bir şey değil insanın kendi canına son vermesi,intiharı isterken bir yandan da korkuyor. ~~~~~~~ Kitaptaki kurgu üç anlatıcı tarafından yapılmaktadır.İlk anlatıcı Hary’nin kiraladığı evin sahibi hanımın yeğeni,ikinci anlatıcı Hary Haller’in kendisi üçüncü anlatıcı ise Bozkırkurdunun incelemesini içeren bir broşür. ~~~~~~~~** İç dünyasında çatışmalar içinde olan çoklu ruh hallerine sahip karakterin anlatıldığı kitapta öyle bir an geliyor ki zaman-mekan ve gerçeklik algısı birbirine karışıyor.Karakter bölünmüş “ben”in parçaları haline geliyor. ~~~~~~~ “Göğüs, beden her zaman tektir, içinde barınan ruhlar ise iki yada beş değil , sayılamayacak kadar çoktur ; insan yüz zardan oluşmuş bir soğana, pek çok iplikten dokunmuş bir kumaşa benzer.”
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20229,7bin okunma
8/10
·210 syf.·
Beğendi
·
2023 74. kitabı
Herkese merhaba, Hermann Hesse’in Bozkırkurdu isimli eserinden söz etmek istiyorum. Lakin böylesine derinliği olan muhteşem bir eseri tam anlamıyla analiz edip bir şeyler söylemek herkesin harcı olmadığı gibi bunu kendimde de yeterli derecede bulmuyorum. Anladığım kadarıyla birkaç kelam etmek istiyorum. Romanda kurguyu üç farklı anlatıcıdan dinleriz. İlk anlatıcı kiraladığı evin sahibi hanımın yeğeni, ikinci anlatıcı romanın baş karakteri,üçüncü anlatıcı ise bozkırkurdunun incelemesini içeren broşür. Kitapta “benliğin parçalanması sosyal sınıfların parçalanışı” kadar önemli bir tema olarak işlenir. Bozkırkurdu sınıfsal ayrılıklardan dolayı kendini sosyal sınıflardan ayrı görse de içinde barındırdığı iki kişilik onun düşüncelerinde parçalanmışlığı yaratır. Okunması zor bir kitap, her ne kadar her okuyucuya hitap etmese de bir şekilde bu eşsiz eseri okumaya çalışın.
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20229,7bin okunma
sen ben biz siz onlar
7/10
·210 syf.··
2025 32. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2025 01:38
Hermann Hesse’ye bayıldım. bu kitaptan sonra ona çok ilgi duydum. Bozkırkurdu nasıl bir kitap?… bence çok fazla şey olmaya çalışmış ama her şey tabii ki olamamış. Demian’da da olduğu gibi bu kitapta da bi karşıtlık anlatılıyor. Bozkırkurdu ve Harry’nin çatışmasını okuyoruz. Bozkırkurdu ahlaksız, berbat bi adammış canavar gibiymiş. Harry ise bir burjuva. ben bu kitapla Demian’la kurduğum bağ kadar bağ kuramadım. Bozkırkurdu’nu anlamıyorum ya da onun gibi insanların bakış açılarıyla empati kurmak benim için çok zor. kitabın ilk yarısı kesinlikle 10/10’du ama bence kalan yarısı yetersizdi ve akıcı değildi. özellikle son sayfalarda bir sürü karakter giriyor, çıkıyor. kafam aşırı karıştı ve kitaptan çok koptum. Bozkırkurdu kitapta astroloji hakkında bir yerde diyor ki “Ne yazık ki bu bilime de inanmıyorum.” onun sorunu bu işte, hiçbir şeye inancının olmaması. bi insanın hayatta inanca ihtiyacı var. ben 11-12 yaşlarındayken yengemle yürüyorduk. yengem dindar bir insandı ve bana dedi ki “Azra, her insanın kalbinde 4 kapakçık vardır, 3 kapakçığı doludur ama 1 kapakçık boştur. orayı doldurmak için güçlü bir inancın olması olması gerekir. benim doldurma şeklim dinle oldu, kimininki aşk olur, kimininki spiritüellik olur. sen ne istersen ona tutkuyla inanabilirsin.” dediklerini hiç unutmadım, o günün her anını hatırlıyorum. o kısmı okuduğumda yengemin dediklerini anımsadım. Bozkırkurdu’nun başka bir sorunu da ötekileştirme. kendi gibi düşünmeyen insanları aşağılıyor, ötekiler diyor onlara. anlıyorum onunki ego değil muhtemelen kendini aşağı görüyor aslında. ama öyle bi aşağılık kompleksi var ki ego gibi yansıtıyor. kitabın en ama en sevdiğim yanı ise kolektif bilinci çok kullanması. benden bahsediyor senden bahsediyor benle sen bir oluyoruz birbirimiz oluyoruz benim yüzüm senin yüzüne
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20139,7bin okunma
Sadece kaçıklar için..
9/10
·210 syf.··
Beğendi
·
2025 173. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2025 21:41
Varoluşsal bir sancı içinde olan yazar, bir yanda topluma adapte olması gerekirken diğer yanda kendi özgürlüğünü, yalnızlığını arıyor. Bu çatışma içinde bunalıma giriyor ve intiharı düşünüyor.. İnsan ruhunun sayısız parçadan oluştuğunu savunan yazar, bu parçaların bir bölümüyle düşsel olarak yüzleşiyor.. Sanatın insan için kurtarıcı bir rol üstlenebileceğini birçok sanatçıyı ele alarak değerlendiriyor. Özellikle Mozart.. Oldukça etkili bir anlatımı olan eseri, insan psikolojisine merakı olanlar mutlaka okumalı. Birçok yerinde kendimi buldum diyebilirim. Tavsiye olunur..
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20229,7bin okunma

Yazar Hakkında

Hermann HesseYazar · 54 kitap
1877'de Almanya'nın Calw Kasabası'nda doğdu. 1962 yılında İsviçre'nin Montagnola Kasabası'nda yaşamını yitirdi. İlk şiirini yirmi beş yaşında yazdı. Ardından Peter Camenzind, Çarklar Arasında, Gertrud, Rosshalde, Demian ve diğer romanları geldi. Birinci Dünya Savaşı'nda Alman militarizmini protesto etmek için İsviçre'ye yerleşti. İkinci Dünya Savaşı'nda hem Naziler, hem de antifaşistler tarafından sert şekilde eleştirildi. Bu eleştiriler, ayrıca sorunlu aile yaşamı ve savaş esirlerine yardım konusundaki yoğun çalışmasının sonucu ağır bir bunalım geçirdi. Jung'un öğrencisi Lang ona psikanaliz tedavisi uyguladı. Lang ile dostluğu ruhbilime ve Jung'a duyduğu ilgiyi körükleyerek şiirsel iç dünyasını zenginleştirdi. İnsancıllığı, barışseverliği ve insan yaşamını irdeleyen felsefesi, Bozkırkurdu, Narziss ve Goldmund ve Siddhartha adlı romanlarında özellikle belirgindir. Boncuk Oyunu adlı romanından sonra 1946'da Nobel Edebiyat Ödülü aldı. Doğu edebiyatına ve mistisizmine düşkünlüğü, ayrıca bireysel bunalımlara çözümü Doğu felsefesinde arayışı, 1960 yıllarında canlanan Budizm ve Zen Budizm akımlarının da yardımıyla özellikle Amerikan hippi gençliği arasında en çok okunan yazarlar arasına girmesini sağladı. Eserlerinin büyük bölümü Türkçe'ye çevrildi.