Adı:
Ağaçlar
Baskı tarihi:
Aralık 2018
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052205259
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kolektif Kitap
Üzgün olduğumuzda ve hayata katlanamadığımızda bir ağaç şöyle konuşabilir bizimle: Sus! Bak bana! Yaşamak kolay değil, yaşamak zor değil. Bunlar çocuksu düşünceler. Bırak konuşsun içindeki Tanrı, o zaman susacaklar. Yolun seni anandan ve yurdundan uzaklaştırdığı için endişelisin. Ama attığın her adım, her yeni gün seni anana yaklaştırır. Orası ya da şurası değildir yurdun. Yurt ya içindedir ya da hiçbir yerde.
Yollara düşme özlemiyle kederlenir yüreğim, akşamları rüzgârda uğuldayan ağaçları duyduğumda. Sessizce, uzun uzun dinlerseniz, bu özlemin esası da anlamı da çıkar ortaya. Sanıldığı gibi acıdan kaçıp gitme arzusu değildir bu. Yurda, ananın belleğine, hayatın yeni kıssalarına duyulan özlemdir. Eve götürür insanı. Her yol eve götürür, her adım doğumdur, her adım ölümdür, her mezar anadır.
Böyle uğuldar ağaç, çocuksu düşüncelerimizden ürktüğümüz akşam vakitlerinde. [...] Ağaçları dinlemeyi öğrenen, ağaç olmayı arzulamaz artık. Kendisi dışında başka bir şey olmayı arzulamaz. Yurt budur. Mutluluk budur.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Ey gezginler, neşeli gamsızlar, bir kralın arkasından bakar gibi saygıyla, hayranlıkla, kıskançlıkla bakarım ardınızdan. Her biriniz, en perişanınız bile, görünmez bir taç taşır başında; mutlusunuzdur; Bir zamanlar ben de sizden biriydim...
"Üzgün olduğumuzda ve hayata katlanamadığımızda bir ağaç şöyle konuşabilir bizimle: Sus! Bak bana! Yaşamak kolay değil, yaşamak zor değil. Bunlar çocuksu düşünceler. Bırak konuşsun içindeki Tanrı, o zaman susacaklar."
Üzgün olduğumuzda ve hayata katlanamadığımızda bir ağaç şöyle konuşabilir bizimle: Sus! Bak bana! Yaşamak kolay değil. Yaşamak zor değil.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ağaçlar
Baskı tarihi:
Aralık 2018
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052205259
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kolektif Kitap
Üzgün olduğumuzda ve hayata katlanamadığımızda bir ağaç şöyle konuşabilir bizimle: Sus! Bak bana! Yaşamak kolay değil, yaşamak zor değil. Bunlar çocuksu düşünceler. Bırak konuşsun içindeki Tanrı, o zaman susacaklar. Yolun seni anandan ve yurdundan uzaklaştırdığı için endişelisin. Ama attığın her adım, her yeni gün seni anana yaklaştırır. Orası ya da şurası değildir yurdun. Yurt ya içindedir ya da hiçbir yerde.
Yollara düşme özlemiyle kederlenir yüreğim, akşamları rüzgârda uğuldayan ağaçları duyduğumda. Sessizce, uzun uzun dinlerseniz, bu özlemin esası da anlamı da çıkar ortaya. Sanıldığı gibi acıdan kaçıp gitme arzusu değildir bu. Yurda, ananın belleğine, hayatın yeni kıssalarına duyulan özlemdir. Eve götürür insanı. Her yol eve götürür, her adım doğumdur, her adım ölümdür, her mezar anadır.
Böyle uğuldar ağaç, çocuksu düşüncelerimizden ürktüğümüz akşam vakitlerinde. [...] Ağaçları dinlemeyi öğrenen, ağaç olmayı arzulamaz artık. Kendisi dışında başka bir şey olmayı arzulamaz. Yurt budur. Mutluluk budur.

Kitabı okuyanlar 22 okur

  • Elçin
  • Esra
  • Nazlı Doruk
  • firdevs mizan
  • K.
  • Nurdeniz Bayır
  • Renkli Kabuslar
  • Nihan Şahin
  • dmrtcmka
  • Ümit AYGAR

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21.4 (3)
9
%7.1 (1)
8
%28.6 (4)
7
%7.1 (1)
6
%7.1 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%28.6 (4)