Korku || Stefan Zweig
.
.
.
Zweig gerçekten okumayı sevdiğim bir yazar. Betimlemeleri çok başarılı ve kitapta yazdığı duyguları okura gerçekçi bir biçimde hissettiriyor. Bu konuda gerçekten sayılı yazarlardan olduğunu düşünüyorum. Korku kitabına gelecek olursam, şu ana kadar Zweig'tan okuduğum en iyi kitaptı diyebilirim. Yerini başka kitap doldurur mu bilemem ancak gerçekten benim duygularımı harekete geçiren bir kitap oldu. Kitabı okurken ana karakterin yaşadığı korku sebebiyle çok fazla gerildim. Içimizde sürekli ya da çoğunlukla var olan duygu durumu olan korkuyu kısa ve çarpıcı bir şekilde kurgusallaştırmak gerçekten başaralı bir iş doğrusu. Yazarı bu kadar övmenin yeterli olduğunu düşünüyorum. Kitabın konusundan kısaca bahsedecek olursam: Irene Wagner, eşi ve iki çocuğuyla maddi kaygı nedir, bilmeden yaşayan bir kadındır. Hayatında her şey o kadar düzenli ve tekdüzedir ki Irene bu sıkıntıdan kurtulmanın yollarını arar. Hayatına yeni bir heyecan katmak ister ve piyanist bir gençle görüşmeye başlar. İlk başta her şey yolunda ilerler. Ta ki Irene'nin kaçamakları biri tarafından fark edilene dek. Kendi sıkılganlığından dolayı bu yola başvuran Irene artık sıkıldığı tüm şeyleri kaybetmekle karşı karşıyadır. Devamını merak edenleri kitabı hızlıca okumaya davet ediyorum. Sözlerimi sonlandırmadan önce bir kaç bir şey daha eklemek istiyorum. Kitabı okuduktan sonra fark ettim ki; korku bizi hayatta en tedirgin eden duygulardan biri. Genel olarak belirsizlik durumu biz insanları mahvediyor ve yaşamımızı alt üst etmeye yetiyor. Herhangi bir konuda bile sonunun kötü olacağını tahmin etsek bile "Amaaaan! Bitse bir an önce." deyip korkunun yarattığı belirsizlikten kurtulmak isteriz. Her konuda demem çok genelleme olabilir ancak, çoğu konuda siyahı ya da beyazı bilmek grinin belirsizliğinden daha iyi olabiliyor. Tüm bunların farkında kitabı okuduktan sonra vardım diyebilirim. Bir gün kitabı elinize alıp okuduğunuzda bol keyif almanız dileği ile. Boool kitapla kalın .