·600 syf.····Okunma: 14 Haziran 2019 16:53 Arada birkaç söyleşisini dinlediğim Azra Kohen'i merak ederek okudum bu kitabı. Kendisi yazar olmadığını ve yazar olmak istemediğini amacının fikirlerini hikayeye yedirmek olduğunu söyleyince hemen fikir meraklısı olarak kitabı okumak istedim. Fikir meraklısıysan daha kalemi kuvvetli yazarlar var tabi ki ama benim de edebiyat alt yapım o kadar derin olmadığı için günlük hayatın akışına yedirilmiş bir hikayenin nasıl olabileceğini görmek istediğimi söyleyebilirim.Bir takım karakter analizleri ve davranışların ardında yatan duygu analizlerini güzel bulsam da kitabı zaman bolluğu olan kişilerin okumasını tavsiye edebilirim.
Daha önce dizisini de izlediğim için kitabı okurken karakterler ve bazı mekanlar gözümde daha kolay canlanmış ve zamanımın bol olduğu bu dönemde keyifli vakit geçirmeme neden olmuştur. Ama bunun dışında daha derin bir arayış içinde olan kişileri tatmin edecek nitelikte olduğunu söyleyemem. Zaten Azra Kohen de aynı röportajında asıl derinliğin "Pi" kitabında olduğunu söyleyerek Fi ve Çi'nin işin ön hikayesi olduğunu söylemişti. Bu sebeple bilmeyenler için sabırla ve merakla Çi ve Pi'yi okumak gerektiğini söylemeliyim.
Kitap pek çok konuda hayatla ilgili bakış açılarını içeriyor kimisi bana çok sığ gelmiş olsa da en çok beğendiğim kısım 1-24'deki Deniz'in Aysun'a "ölen çocukların olduğu bu dünya" diye nitelediği dünya ile alakalı "her şeyin daha büyük bir sebebi var" temalı konuşması oldu. Ben de oldum olası haberlerde yada sokakta gördüğü iki olumsuz haberle dünyayı yargılamayı pek doğru bulmadığımdan dolayı oradaki uzun anlatımı diğerlerine göre biraz daha derin buldum.
Kitapla alakalı söyleyeceklerim bu kadar. Aşırı etkilenmediğim bu serinin devam kitaplarını yine de Azra Kohen ne ola ki düşüncesiyle beraber okumaya devam ettirmeyi planlıyorum. Bir de kitaplar o kadar büyük ve yer kaplıyor ki kitabı ödünç alarak okuyor olmam bence çok mantıklı bir hareket oldu. Tavsiye ederim:)