Evet burası kaybedenler kulübü, Oğuz Atay'ın tutunamayanlarının, tutunsa tuttuğu elinde kalanlarının öyküleri. Atay'ın anlattığı yalnızlığı(ki bunun asla dibinin bir sınırı olamaz) yapış yapış yaşayanların öyküleri...
Yazarın Tutunamayanlar kitabını yarıda bırakmış bir adamım ben, ama tüm suçu da üstüme alarak... Yıllar önceydi, okuduğum ilk kitabıydı, sosyal medyada olric aşağı olric yukarı, şurası da şöyle olsun olric'li cümleler almış başını yürümüştü. Ben o ara tek-tük kitap okur onlarıda Ahmet Ümit, Grange, John Veron tarzı bol aksiyonlu kitapları seçerdim. Gaza geldik başladık tutunamayanlara, kitapta bir paragraf sayfalarca sürüyor mu, virgül ve nokta zaten yok mu, oku oku meşhur olric de yok, 400. sayfada kapattım kitabı, dedim sonra oku Murat, bu kitabı okumadan önce daha çok kitap oku Murat:)
Nacizane Atay hususunda tavsiyem, bu öykü kitabıyla tanışılabilir kendisiyle, diliyle, derinliğiyle... 8 tane öyküden oluşuyor kitap, öykülerde giriş, gelişme, sonuç falan yok tabi. Oğuz Atay'ın anti-kahramanları hayata giremiyor ki, gelişsin...Sonuçlarsa hep bildiğiniz gibi had safhada trajedi...
En beğendiğim öyküsü, kitaba ismini veren, Korkuyu Beklerken oldu. Böylesi bir yalnızlık çok zor anlatılır, adam konuşmayı unutmamak için ayna karşısında kendisiyle konuşuyor... O kısımda ki monologlar muazzam.
Keşke 43 yaşında ölmeseydin be adam, daha neler anlatacaktın kim bilir.Nihal Atsız-Ruh Adam'da görüşmek üzere️