insanoğlunu yaratan Prometheus, insanın kendini koruyabilmesi için ona ateşi armağan etmek istedi ve Tanrıların Tanrısı Zeus’un buna karşı çıkmasına rağmen ateşi insanlara armağan etti.Ateşin ve aklın insanları şımarttığını ve güçlendirdiğini gören Zeus, kendilerini Tanrılar kadar kuvvetli ve mutlu sanmaya başlayan ve o zamana kadar yalnız erkeklerden oluşan insanların başına onları güçsüz kılacak müthiş bir bela göndermek istedi. Zeus insanlara ateşin karşılığı olarak öyle bir kötülük verecekti ki, insanlar kendi yok oluşlarını mutlulukla kucaklayacaklardı. Bu kötülük kadındı.O zamana kadar ölümlü kadınlar yoktu. Sadece tanrıçalar vardı. Zeus, oğlu Hephaistos’u çağırarak kil ve suyu karıştırmak suretiyle bir kadın şekillendirmesini emretti. Böylece ilk kadın yaratılmış oldu. Bu kadının ismi Pandora’ydı. Pandora yeryüzündeki ilk kadın olacaktı. Tanrılar ve tanrıçalar Pandora’ya birçok hediye verdi. Ama bu hediyeler arasında en önemlisi Tanrıların Tanrısı Zeus’un Pandora’ya verdiği bir kutuydu.Zeus, Pandora’yı dünyaya göndermeden önce ona bu kutuyu asla açmamasını emretti. Ancak kadın meraklı bir varlık olduğundan dünyaya gelir gelmez Zeus’un emrini unuttu ve kutunun içinde ne olduğunu merak ederek kutuyu açtı. Kutunun içinden hastalık, keder, ıstırap, yalan, riya, şehvet, özetle insanları rahatsız edecek ve felakete götürecek bütün kötülükler çıkmaya başladı. Pandora yaptığı hatayı anladı ve kutuyu hemen kapattı.Ancak kutudan neredeyse bütün kötülükler çıkmış ve içeride sadece tek bir kötülük kalmıştı. O kötülüğün ismi umuttu. Bütün kötülükler arasında insanları yaşatacak yegâne kötülük olan umut dışarı çıkamamış, kutunun içinde kalmıştı. Umut kötülüklerin en kötüsüydü, fakat bu kötülük olmadan insanlar diğer kötülüklere dayanamazdı. bu kitapta insanın özünü anlatıyor.Mutlaka okunması gereken bir kitap. İnsan her okuduğunda kitaptan başka şeyler öğrendiğini hissediyor.