Gönderi

10/10
·688 syf.··
2019 56. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2019 13:24
Dostoyevskinin unutulmaz romanı her dönemin kitabı her devrin kitabı yaşayan bir kitap. Ana karakterimiz Raskolnikov okuduktan sonra unutamayacağınız bir karakter hem o hem onun arkadaşları hem onun ailesi hem onun aşkı gerçekten yaşayan karakterler o yıllarda kalmamışlar hala günümüzdeler ve belki onlardan bir tanesi biziz kimbilir Raskolnikov genç bir hukuk öğrencisi taşradan büyük şehre okumak için geliyor hukuk okuyacak mesleğini eline alacak ve ondan sonra yoksullukla savaşacak annesi ve kız kardeşine sahip çıkacak belki de onları da taşradan getirecek hep beraber mutlu yaşayacaklar büyük hayalleri var okumak istiyor okumaya meraklı çağdaş düşünceleri var özgür düşünceleri var ama ne kendiyle barışık ne toplumla barışık bu karakter hep düşünüyor yoksulluğu düşünüyor bir yanda zenginliği düşünüyor büyük şehire gelmiş evet Petersburg'a ama öyle bir görüntü var ki bir yanda büyük binalar güzel giyinimli insanlar bir yanda da yoksul sokaklar yoksul mahalleler yoksul insanlar hastalıkla uğraşan para için bedenlerini satan kadınlar erken yaşta ölenler açlıktan ağlayan çocuklar iste iki dünya yı aynı anda yaşamaya çalışıyor ve kafasında bir mantığa oturtmaya çalışıyor eski dünyayı düşünüyor eski zamanları düşünüyor o zamandan beri insanlar yoksullukla uğraşmış ama bir kesimde daha özgür olmuşlar istedikleri herseyi elde etmişler bütün bunları düşünürken kendini bir anda kaybediyor bilinci bulanıyor ruhu hastalanıyor ve yoksulluktan artık okulu bırakmak zorunda kalıyor bir kaç özel derse gidiyor para kazanmak için ama yok olmuyor onu da bırakıyor küçücük odasında kirasını ödeyemeyecek duruma geliyor ve hep düşünüyor hep yürüyor uzaklara dalıyor ve o kafasında insanları ikiye ayırıyor sıradan insanlar ve olağanüstü insanlar ona göre sıradan insanlar yasalara uyan çalışan calıstıklarıyla geçinmeye çalısan hastalandıkları zaman tamam ne yapalım kaderimizmiş diyen hiç bir şeye asilik yapmayan herseye boyun eğen insanlar olağanüstü insanlar ise yeni devirler acmış insanlar büyük insanlar hedef koymuşlar sıradan insan olmaktan kurtulmak için savaş çıkarmışlar kan dökmüşler önlerine gelen herseyi ezmişler geçmişler ve tarihe isimlerini yazdırmışlar ve devirler yeni dönemler başlatmışlar. Raskolnikov sıradan insan ve olağanüstü insanlar arasında sıkışıp kalmış ve kendince şöyle düşünmüş Napolyon yerimde olsa ne yapardı böyle durumda bir sosyal deney yapmak istiyor oda kendince haklı sebeplerden kendince haklı bulduğu sebeplerden bir suç işlemeyi kafasına koyuyor artık yatıyor kalkıyor o suçu düşünüyor detaylarına kadar ben diyor toplum için faydalı bir şey yapacağım ben sıradan bir insan değilim olağanüstü bir insanım ben bu suçu işleyeceğim ve toplumda bunu kabul edecek bunu bir deneyeceğim diyor gerçekten de gündüzünü gecesini bu suç için ayırıyor gece yatarken en ince ayrıntısına kadar işleyeceği suçu düşünüyor sabah kalktığında vicdan diyor ki bir dakika sen böyle bir insan değilsin sen buraya hukuk okumaya geldin sende sıradan bir insansın böyle şeyler yapma diyor günler böyle geciyor bunalımlı geçiyor artık ruhu bilinci iyice bunalmış durumda ve bir meyhaneye gidiyor yaşlı bir adamla karşılaşıyor sarhoş bir adam sürekli içen bir adam onunla sohbete başlıyorlar ve adam ona öyle bir şey diyor ki Raskolnikov neye uğradığını şaşırıyor adam ona şöyle diyor ben çocuklarıma bakamıyorum üstümdekileri bile içki almak için satıyorum karım bundan çok rahatsız diyor neyse ki büyük kızım var bize bakıyor arada içki parası veriyor Raskolnikov diyor ki ne yapıyor nerde çalışıyor o diyor vesikalı bedenini satıyor Raskolnikov neye uğradığına şaşırıyor bir babanın bu jadar rahat anlatması bu kadar çaresizce ya da normal bir seymiş gibi anlatması ama aslında onun çektiği acıyı da o yaşlı adam da görmesi kafasında yine bambaşka şeyler doğuruyor ve tam o konuşmanın üzerine ee gittiğinde annesinden gelen mektubu okuyor annesi şöyle diyor yakında Petersburga geliyoruz kızkardeşinle beraber müjdemiz var kızkardeşin zengin bir adamla nişanlandı artık orada yaşicaz hem sen daha rahat okursun okuduktan sonra işin hazır Raskolnikov şöyle bir düşünüyor yaşlı adamın meyhanede ki adamın kızı Sonya bedenini satıyor ailesini geçindirmek için kendi hayatından vazgeçmiş ve bu tarafta kız kardeşi var kendisi için onun okumadı için yada hayatını bir sekilde garanti altına almak için yaşlı bir adamla aşık olmadığı bir adamla evlenmeyi kabul ediyor yine düşüncelere dalıyor ona göre ikiside aynı şey ikisi de kendi hayalerinden vazgecmek kendi bedenini satmak ve kendi hayatında vazgeçmek... artık emin o suçu işleyecek Topluma zarae veren bir kadın o yaşlı bir kadın zaten ne kadar ömrü kaldı ki tefecilik yapıyor insanların zor durumlarından faydalanıyor haksız kazançlar elde ediyor kimseye de bir faydası yok hemde zaten yaşlı evet Raskolnikov bu kadını ortadan kaldırırsa toplum için bir şey yapacağını düsünüyor bunun için onu kim suçlayabilir ki ve bu davranışla bu suçu işleyerek oda artık sıradan insan olmaktan kurtulacak belki bir Napolyon olacak cinayet işliyor yanlız düşünemediği bir şey cinayeti işledikten sonra kadının kız kardeşi beliriyor ve hiç aklında yokken onu da öldürmek zorunda kalıyor artık bir katil artık olağanüstü insanların sınıfına girebilir kaçıyor olay yerinden bir an bir sıtma tutuyor kendini kaybediyor o kanı temizlemeye çalısıyor evine gidiyor kendini yatağa bırakıyor bir değişiklik yok hâla sıradan hissediyor olağanüstü hissetmiyor kendini bunun tam tersine kendini öyle bir yükün altına girmiş hissediyor ki o vicdan mekanizması öyle bir çalısıyor ki artık iyce kendini kaybediyor günlerce hasta yatağında yatıyor kalkamıyor titremeler tutuyor sayıklıyo ve yanında en yakın arkadaşı var ona destek olmaya çalışıyor onun bu hastalığınk anlayamıyor onun bu sayıklamalarını anlamıyor neden böyle oldu diyor bir ara kendine gelir gibi oluyor ve sonra yine cinayet haberlerini duyunca tekrar yatıyor annesiyle kızkardeşi de geliyor o arada çükü kızkardeşi artık evlenecek böylece günler geciyor Raskolnikov biraz kendisini geliyor artık kalkıyor bakıyor ki hiç bir ipucu yok polisin elinde onun katil olduğuna dair herkes birilerini sorguya çekiyor birileri suçlu bulunuyor ama onun ismi geçmiyor sadece vicdanıyla başbaşa ama bir korku geliyor ya yakalanırsam ya bir ipucu bulurlarsa ya sürgüne gidersem ya kürek mahkümu olursam önümde bir hayat var bunları da istemiyorum kafasi gercekten karışıyor ve her konuştuğu insan sanki onun cinayet işlediğini biliyormuş gibi bir piskolojiye kapılıyor ve öyle doğal davranmaya çalışıyor ki onun olayla hic bir ilgisi yokmuş gibi doğal davranmaya çalışırken bu işi biraz abartıyor olmadık hareketlerde bulunmaya başlıyor insanlardan kendini iyice ayırıyor o çok sevdiği o üzerine hayaller kurduğu annesi ve kız kardeşinden bile nefret etmeye başlıyor öfkesi büyüyor öfkesi kabarıyor ne yapacağını bilemez halde bir sabah kalkıyor teslim olucam diyor aksamına diyor ki bir dakika benimle ilgili bir ipucu yok teslim olucak bir sey yok ve ben toplum için faydalı bir sey yaptım ben aslında suç islemedim diye kendi kendini avutuyor Sonyayla tanışıyor o meyhanede içki içen adamın kızı aşık oluyor çünķü Sonya da bir parça görüyor kendisinden sonya da ezilmiş insanlar tarafından ezilmiş insanlar tarafından kullanılmış insanlar tarafından değer görmemiş nazik bir kız kibar bir kız yaptığı işe karşılık utangâç bir kız Raskolnikovun oldukca dikkatini cekiyor bir arkadaşlıkları başlıyor ve sonya ya islediği suçu itiraf ediyor orada bu suçu işlediğine dair öyle ipuçları veriyor ki o kadar şaşırıyorsunuz ki siz bile şu çelişkiye düşebilirsiniz haklı mı haksız mı gerçekten suçlu mu değil mi ve bence DEĞİL ve diyorum ki okumadan geçmeyin bu kitap yaşayan bir kitap bu kitap her devrin kitabı her toplumun yüzleştiği sorunlar ve biz o sorunlara nasıl bakıyoruz o insanlara hangi gözle bakıyoruz o insanların suç işlemesinde toplumun bir suçu var mı yok mu yoksa insanlar doğustan mı suç işlmeye meyilli olarak doğuyorlar herseyi tekrar sorgulayacaksınız ve kitabı kapattığınız zaman hani böyle derler ya dayak yemiş gibi hissettim yumruk yemiş gibi hissettim işte bu kitapla öyle vedalaşıcaksınız kitabı kapattığınız zaman hârika bir yolculuk harika karakterler kadın karakterler erkek karakterler ve o dönemin açılan konusu kadın erkek eşitliği onu da görüyoruz toplantılarda konuşuyor insanlar kadınla erkek eşit olur mu hiç yada bir kısım daha çağdaş düşünen gençler diyor ki tabiki eşitler 1860 lı yıllar diyorum şuan hala konuşuyoruz kadın ile erkek eşit mi diye ve iste bu yüzden yaşayan bir kitap ve okunması gereken ve bu yüzden analiz edilmesi gereken bir kitap lütfen satır satır atlamadan okuyun kendinizi o dönemde hissedin kendinizi o ortamda hissedin kendinizi o insanların yerine koyarak düşünün ve sonra günümüze geldiğiniz zaman tekrar bir gözden geçirin. Suç ve Ceza keyifli okumalar :)
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2015194bin okunma
··
73 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.