·420 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Haziran 2019 20:59 · Öncelikle bu kitaba başlama, daha doğrusu başlayamama sebebimi anlatmak isterim.
Normalde ben önyargısı olmayan bi insanımdır, elbette tamam yok diyemem. Ama elimden geldiyi kadar minimum'da tutmaya çalışırım. Buna rağmen bu kitaba karşı hiç bir şeye ve hiçkimseye olmadığı kadar önyargım vardı.
Kitanın kapağının pembe olması, isminin "AŞK" olması ve yazarının kadın olması. Direk olarak bende şöyle bir fikir oluşturdu "Kesin bu kitabta şu sıralar trend'de olan sıradan aşk romanlarından birisi". Bu sebepdendir ki, her yerde karşıma çıkmasına rağmen okumayı bir yıldır erteliyordum.
Ama geçenlerde bu uygulamanın "Ne okusam?" kısmında bu kitabı en başta gördüm. Önceleri de görmeme rağmen bu sefer dedim ki kendi kendime "Yeter bu kadar önyargılı olma bi şans ver. En fazla ne ola bilir ki, baktın beyenmiyorsun bırakırsın.
Ve böylelikle, şu yaşıma kadar verdiyim en doğru kararlardan birini vermiş oldum.
Bu öyle bildiyimiz basit aşk hikayelerini anlatmıyor. Tenden bedenden ireli 'sufi' bir aşk. Üstelik felsefikte bi yönü var.
Kitabı öyle bir açlıkıa okuyodum ki, her fırsatta sayfalıyodum resmen. Ama aynı zamanda bitmesin de istiyodum. Bitmesine cidden çok üzüldüm. Kendimi bulmuştum sayfalarında. Belki yeniden bile okuya bilirim...