Gönderi

10/10
·688 syf.··
2019 17. kitabı
“Ben senin önünde değil,dünyanın çektiği acılar önünde eğiliyorum Sonya” Dostoyevski’nin bu başyapıt eserini daha iyi anlayabilmemiz için dönemin koşullarını sosyolojik ve felsefik olarak ele alalım. Romanda olaylar Petersburg şehrinde yaşanmaktadır.Rusya,Batı Avrupa’yı örnek alarak kökten değişmektedir.Petersburg’da birbirini tanımayan insanlar yaşar ve insan ilişkileri kuşkuculuk,güvensizlik üzerine kurulmaktadır. Dostoyevski ve Tolstoy’un en iyi eserlerini yayınlandıkları sırada Almanya’da Schopenhauver ve Nietzsche önderliğinde Nihilizm akımı(hiççilik) yükselmektedir.Bu akımdan Rus yazarlarımız da etkilenmektedir. Romanda daha çok Raskolnikov’un ruh halinden bahsedilmektedir.Cinayet! Evet tam anlamıyla bir cinayet işlenmektedir.İlk olarak cinayet işleme nedeni yoksulluk olarak görülse de aslında yazar birçok soruyu aklımıza getirmek istemektedir:Suç işleme eğilimi tüm insanlarda var mıdır yoksa gerekli koşullarda mı ortaya çıkar? “Suç sosyal düzenin anormalliğine karşı protestodur.” Peki toplum olağan şekilde örgütlenecek olsa bütün suçlar birden durmaz mı? Raskolnikov’un üniversite yıllarında yazdığı yazılar da Nietzsche felsefesiyle paraleldir.Raskolnikov üstün insan düşüncesinden bahseder.Tarihe adını yazmış olan Napolyon,Muhammed gibi kişilerin sokaktaki insanlardan farklı olduğunu söyler.Ve sıradan olan insanlar,sıradan olmayanların dediklerini yapmak zorundadır.Raskolnikov da kendini onlardan sayar.Yazılı adaletin gücüne inanmaz,dine inanmaz,Katerina İvanovna gibi insanların yaşamaları için hiçbir sebep yoktur.Ancak üstün insanlar bunu düşünmezler yapması gerekenleri yapmak için doğmuştur.Cinayet işlendikten sonra büyük bir vicdan azabı duyar.Yalnızca cinayetten dolayı değil,Raskolnikov artık üstün insan düşüncesini kaybetmiş,inandığı tüm değerler çökmüştür.Kitaptan küçük bir detay:Cinayet sırasında Raskolnikov baltanın sivri ucunu kendine doğru tutmaktadır.Yani kendi kişiliğini benliğini yok etmektedir. Raskolnikov kendi iç dünyası ve gerçeklik ile sürekli çatışması;dönemin koşullarını vurgulamaktadır.Toplum eski değerini kaybetmiş,yeni kapitalist ahlak ise özgürlüğün sınırsızlık olarak algılanmasına yol açmıştır. Temelleri sarsılan değişen bir çağda yaşatan Raskolnikov,bu çağın bütün sorunlarını özellikle de gerçeklik ile olasılık;özgürlük ile zorunluluk sorunlarını kendi içinde yaşar. Birçok kahraman eğitici yöndedir.Svidrigaylov’un intiharı ahlaksızlığın kaçınılmaz olarak yok olması gerektirdiğinin ispatıdır ve Raskolnikov’u itirafa götüren en önemli sebeplerden biridir. Sonya;insanların birbirine karşı sorumlulukları ve İnanç simgesidir. Sonya’nın kendisini satması ahlaka aykırıdır.En büyük kötülüğü kendine yapmaktadır.Kendini satması ve aynı zamanda dindar olması tezat değerleri yan yana içeren bir karakterin;İnanç değerleri ve ahlaki sorumlulukları kişinin kendi değer yargılarıyla oluşturuyor olması Nietzsche’nin ahlak felsefesine dokunmaktadır. Sonya sıkıntılı ve zor şartlara rağmen Raskolnikov’un hep yanında oldu.’Yeni bir insan tipi’ oluşmasında etkisi vardır.Fakat Raskolnikov kendi tezini kendi çürütmüş yeni bir hayata başlamıştır.Böylece Dostoyevski bir çırpıda insan olamayacağımızı kendi çaba ve gayretimizle yeni bir insan olacağımız vurgulamaktadır. Dostoyevski eski değerlerine bağlı kalınarak kötülükleri ortadan kaldırması tasarımıdır.Böyle bir ütopya ise çelişki içerisindedir.Oyüzdendir ki kitabı okurken büyük bir merakla cinayet sebebini ararken;insan ruhunun derin buhranı,melankolik ve depresif halleriyle Raskolnikov’a sempati oluşturarak,vicdanımızdan gelen bir fısıltı ile insanlığımızı sorgulamamıza çığır açan bir eserdir.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2015194bin okunma
··
15 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.