Her insanın çok sevdiği kitap ya da kitaplar vardır. Benim ki kırmızı kazak. Uzun süre birgün gazetesinde takip ettiğin ve bir hafta yazmadiginda uzuldugum bir yazardi. O denemeler derlenip kırmızı kazak olarak karşımıza cıktı. Çokta iyi oldu. Bir deneme kitabı. Denemeler çeşitli başlıklarda toplanmış.
Ben bir çok yazısını defalarca okudum. Bir çok arkadaşımla paylaştım.
Kitap okuyorum ama aklımda hiç birşey kalmıyor diyenler daha bir şaşıracaklardır. Yazar okuduğu birçok kitaptan küçük alıntılar yapıyor ve onları kendi hayatıyla, ülke gündemiyle bağdaştırarak yazıyor. Okuduğunuz kitapları da başka bir gözle görmenizi sağlıyor. Okumadiklariniz ile ise iyi bir tanışıklık sağlıyor. Elbette bu başka kitapların tanıtıldığı bir kitap değil. Ancak yaklaşık 40 kitap ve bir-çok filmden alıntılar ve küçük hikayeler yeniden harmanlanarak, işlenerek önümüze getiriliyor.
Benim edebiyatla ilişkimi meltem gürle bir başka noktaya taşıdı. Zayıf olan bağlarım kuvvetlendi. Edebiyatın gücüne şimdi daha çok inanıyorum. Elbette hicbir sey tek basina cok buyuk bir anlam ifade etmez. Edebiyatı da bir butunun parcasi olarsk gormek getekir. Böylede bize güç vermesi de daha anlamli olur. En azından kendimi kötü hissettiğimde meltem in tanıdık bir metnini okuduğumda bana iyi geliyor.
Makalelerdeki birçok tespitin aynı zamanda bize dair oldugunu şaşırarak göreceksiniz ve gorecegiz. Yakınlık duyacaksınız yazılanlara.
Bir solukta okunup bitirilecek, tüketilecek bir kitap değil bu. (Belki) Defalarca elinize alacak, bir daha bir daha okuyacaksınız. Bazı yazılar işte öyle güzel. 2 ya da 3 sayfalık kısa makalelerle insanligin temel meselelerine dair pencereler açmak kolay değildir.
Raskolnikov neden kötüdür? Kötü müdür ? Kötülük nedir? Ölümsüzlük, Incelikler , direnme , dışlanma , oldugu gibi görünme... Ya da otobüste karakter tahlili yapmak mümkünmüdür? Yolda kimlerden ateş isteriz ? Iyi okur olmak neden önemlidir . Edebiyat bize ne öğretir? Mesela yolda kimden ateş isteyeceğimizi öğretebileceği gibi, araba ışığında bir kadını dogurtmanin grevle ilişkisini de öğretebilir. Yalniz yürümektense biriyle yürümenin güzelliğini de hatırlatabilir .
Çok kitap okuyan bir arkadaşım şöyle demişti: kitap okumaları icin not alırken keske daha dikkatli olsaydım. O notları o kitapları okuyamayan arkadaşlarımla da paylaşabilirdim. Elbette özet okumak kitap okumak değildir. Ama sevdiğiniz özetlerin kitabını okumak için iyi bir motivasyon sağlar bu.
Anne karenina yi okumasanızda en iyi roman girişlerinden birine sahip olduğunu öğreniriz.
"Tolstoy’un, ‘Anna Karenina’ya bütün mutlu ailelerin birbirine benzediğini ama her mutsuz ailenin benzersiz olduğunu söyleyerek başlaması boşuna değildir. " anne karenina nin ahlaksız değil, oldugu gibi görünen biri olduğunu öğreneceğimiz gibi.
Böyle bir kitap için çok fazla alıntı yapmak mümkün. Zaten kitapta bolca bagilacaginiz küçük hikayeler ve alıntılar var. Hap bilgi sevenler için bulunmaz bir nimet :)
Son olarak bir alıntı ile bitireyim:
'Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim' şiirine küçük bir yorum;
"...“Bir ara sevmek” nasıl bir şeydir acaba diye düşündüm. Bir an bile ayrı kalmaya dayanamazken, bir gün nasıl olup da yürüyüp gidebiliyorduk? Aynı insan olmaktan vazgeçiyorduk belki. Sevdiğimiz birini geride bırakmaya karar verdiğimizde, başka biri olmaya razı oluyorduk aslında. Yalnızca onun gözünde değil. Kendimiz için de başka biri oluyorduk artık. “Aynı gece ağartıyor aynı ağaçları/bizler, ah, o zamanki bizler değiliz ama,” diyordu Neruda. ..."