Dalkavuklar Gecesi - Z Vitamini
Sahnenin bir köşesinde ak sakallı " Tarih Baba", önündeki büyük kitabın yazısız sayfası açık olarak duruyor, bu kıyamet manzarasına bakıyordu.
Esen kasırga değil, şehit ruhları idi. Bunlar Beşerî Şef'i paramparça etmişlerdi.
Şimdi ondan kalan yegâne şey birkaç damla kara boya...
Kasırga, bu kara boyayı Tarih Baba'nın kitabına doğru sürüklüyor. Ak sakallı ihtiyarsa bu kapkara boyaları ak sayfalarının üstüne kabul etmek istemeyerek eliyle itiyordu. fakat kasırga galip geldi ve kara boyalar ak üstüne iki satır halinde yapışıp kaldı.
Kasırga bir anda dinmişti. Bütün şehitler, bütün ölüler kendi yerlerine gitmişlerdi.Tarih Baba, kitabına yazılan ikinkara satırı eğilip okuyarak başını kaldırdıktan sonra yüzünü buruşturdu:
-Yazık!... Kitabım hiç böyle kirlenmemişti!
Satirik/allegorik bir roman , bana kalırsa tavsiye ederim lakin o dönemin şartlarını , durumunu ele alıp düşünmenizde fayda var.
Çünkü; inanılmaz derece de şaşırabilirsiniz. Atsız'ın resmen kendini taviz vermeden konuşturduğu baya baya yerdiği eser ile başbaşa kalmanızı kısmen öneriyorum :).
Güzel, hoş kitap ama eleştirinin dozu kaçmış gibi biraz. Memleket için Savaşmış iktidardaki insaları aleni şekilde Amerikancı Rusçu ve hain ilan etmek kimsenin haddi değildir.