Puan vermedi·448 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Temmuz 2019 17:03 Pek tarzım olmasa da nedense çok hızlı okuyup bitirdim kitabı. Yazar kendini bir solukta okutturuyor sağ olsun, var olsun :)
Bu arada bu kitap, 4. Ahmet Ümit kitabımdı ve bunu da diğerleri gibi çok beğendim. İlginçtir ki, şu meşhur başkomser'e bir türlü denk gelemedim kitapların hiç birinde. (Artık kitapları nasıl seçiyorsam, hep Nevzat'ın olmadıklarını seçmişim)
Polisiye türünü bu gidişle, Ahmet Ümit sayesinde seveceğim. Konuları o kadar güzel iç içe kurguluyor ki, kitabın sonunun ne olduğunu öğrenmek için, okudukça okuyası geliyor insanın.
Okuduğum tarzlar bazen üst üste bunaltıyor ve araya bu tür bir kitap almak çok çok iyi geldi.
Ahmet Ümit insanı rahatlatıyor, kafasını boşaltıyor, bir soluk aldırıyor sanki. Bir nefes almış oldum şu aralar okuduğum kitaplardan sonra.
Kitap içinde aslında yakın geçmişe de bir ışık tutulmuş. Asker ve polis çatışmaları, kaybolan bir genç kız, yasak bir aşk (ki -bu tarz kitaplar hiç tarzım olmadığı halde- sonunu merak ederken buldum kendimi), örgüt evleri, polis ile sivil arasında olan çatışmalar, aile içi çatışmalar.. işkenceler, kaybolan gençler, kayıtlara geçmeyen sorgular ve ölümler.. Kısacası yok, yok kitapta.
Ayrıca, kahramanımızın gördüğü kabuslar ve rüya anlatımları da çok başarılıydı.
Bu kitap, yazarın gençlik döneminde yazdığı kitaplardan biriymiş ama, ona rağmen çok başarılı bir kurgusu var.
Yazar tüm kitaplarında aynı şeyi yapıyor, sonlara doğru bir heyecan basıyor, keşke şuraya baksa, şunu da sorgulasa, şunu da yapsa derken, kendinizi olaya kaptırmış olarak
buluyorsunuz.
Ve genelde de odaklandığınız yerden çok farklı, sürpriz sonlar çıkıyor karşınıza. Sonu çok ama çok acı verse de, gerçekten güzel bir kitaptı. Ah keşke farklı bitseydi...
Kitap içinde eleştirdiğim bazı şeylerde oldu. Onlara da kısaca değinmek istiyorum.
Kitap anlatıcısı olan MİT görevlisi Sedat beyciğimiz, hem evli, hem kızları var, hem de genç bir kızla yasak aşk yaşıyor, ama gelin görün ki, kitap da bunun yanlış olduğuna dair izlenimler göreceğinize, sanki hem eşini, hem de sevgilisini gayet iyi idare edebilir, ikisi bir arada da olabilir, hatta insan iki kişiyi aynı anda sevebilir izlenimi verilmiş. Hatta böyle şeylerin hiç bir sakıncası yokmuş, böyle çok daha mutlu olunabilirmiş, o aşk evlatlarından bile daha değerliymiş izlenimi bile vermiş sağ olsun yazar. Evli bir erkek eşini aldatabilir, gayet normal, ne var bunda diyor alenen. Sonuç olarak, bu bölümler pek hoşuma gitmedi.
Beğenmediğim bölümü de söylemezsem çatlardım diyerek, mektubuma burada son veriyorum :))
Keyifle okuyun.