Puan vermedi·312 syf.····Okunma: 09 Temmuz 2019 14:07 Cahit Zarifoğlu ' nun okuduğum diğer kitaplarından sonra açıkçası bu kitabı beni biraz şaşırttı. Bizim gözümüzde sanki hep başka alemlerde gezer zarifoglu,bu dünya ile birebir bağlantısı yoktur. Bütün olaylara yaşamak 'taki gibi derin hislerle yaklaşır. Bütün sözleri şiirleri gibi gizemlidir. Sanırdım. Herhalde daima içindeki zarif adama denk gelmiş olmamdan kaynakli bu düşüncem. Bu kitapta ise onun da bu dünyada yaşadığını hatırlıyorum ve o zaman kitaba "bir degirmendir bu dünya " ismini ben de yakistiriyorum:) yazar o buzdaginin görünmeyen tarafını değil kendi penceresinden bizim dünyamıza baktığı (aslinda hepimizin baktığı ama göremediği) tarafı anlatıyor. Kitabın arka kapağında yazan "bu kitaptaki yazılara , kendi yatağında sessiz sakin ve içten içe maverai uğultularla akan bir nehrin zaman zaman coşup kabarmasi olarak da bakılabilir " cümlesi aslında kitabı özetliyor. alışık olduğum uslubundan farklıydı. Yer yer başka bir yazari okuyormusum hissine kapılmam da tamamen bununla ilintili. Üslubu ne kadar sade olursa olsun , yine de onun esintilerini hissedebiliyorsunuz. Bilhassa hikayelerden çıkardığı neticeler zarifoğlu farklılığını ortaya koyuyor. hepimizin bir yerlerden kulağına çalındığı halk arasında anlatılıp duran kısa hikayeleri kırk yıl düşünsek alaka kuramayacagimiz olaylar ile öyle bir bagdaslastiriyor ki bize hayretle keskin zekasını tasdiklemek düşüyor. Kendisi de bunu kitapta dile getiriyor zaten :
"Bilmiyorum sizleri, ben bazı şeyleri; birbirinizden çok farklı görünmesine rağmen hep aynı düzlemler içersinde görüyorum. Görmeden edemiyorum "
Velhasıl
Elimizin altında bulunası bir kitap. İyi okumalar :)