İnce bir kitap ama akıl tartısına koy ton çeker. Benim için çok zor bir okumaydı hem odaklanma problemi, hem de Cioran'ın sapkın felsefesini sindirmek zor oldu. Kafeini bol kahveler, sürekli yüzüne su çarpmalar, çoğu zaman sesli okumalar. Yine de layıkıyla okumadığımı düşünerek tekrar okunacaklar listesine aldım.
.
Adam ki; herkesle her şeyle kavgalı, hep üst perdeden konuşan, hayata-varoluşa tiksintiyle bakan bir adam. İsa`sına Musa'sına Tanrı'sına karşı. İyiliğe güzelliğe huzuruna karşı. İşine uğraşına eylemine karşı. Kurala ahlaka kitabına karşı. İsime sıfata anlama karşı. Çoğuk doğurmaya da, doğurtmaya da aşka da karşı... Kitabın en başlarında keşke diyor, taş olarak varolsaydım( o taşla millet kıçını silecekti haberi yok)
.
Mutlak gerçeklik ölüm bunda hemfikiriz. Cioran Tanrı'ya kafa tutup hep kendi isteğiyle ölümü istemiş ama bunu becerememiş. Kitabın çoğu yerinde intihar güzellemesi var, İntihar edenlere karşı aşırı bir saygı ve takdir var. Bu felsefeyi dile getirip, bunları yazabilen bir adam, intihar ederek imzasını atmalıydı hayata. Kitaba iki puanımı oradan kırıyorum:) 84 yaşına kadar, yaşadığı ve yazdıklarını unutana kadar, kendi deyimiyle tirit olana kadar yaşamış... Neyse Fakir Baykurt-Kaplumbağalar'da görüşmek üzere️