İncelemeye kitabın 182. sayfasından bir alıntı ile başlamak istiyorum ve 1k site yöneticilerine sesleniyorum; kullanıcılar her bir kitap okuduğunu eklediğinde bu yapacağım alıntıyı mesaj olarak kullanıcıya göndersin istiyorum.
"Kitapları okumayı, tıpkı sinemalara gitmeyi, gazeteleri, dergileri karıştırmayı sevdiğim gibi seviyordum. Bunları bir yarar, bir sonuç beklediğim için, ne bileyim, kendimi başkalarından daha üstün, daha bilgili, daha derin sanmak için de yapmıyordum."
Daha ilk üç sayfasını okuduktan sonra kitabı başıma felaketler gelse de bitireceğimi anlamıştım. Osman'ın kitabı ilahlaştırması gibi , ben de kendimce ayrı bir yere koydum hemen. Kendi zihnimin hayatımdaki en değerli şey olduğunu anladığım anları tekrardan yaşadım, yaşattırıldım desem daha doğru olur. 'Mühendis adayının' mukavemet dersinde yaşadığı hisleri, o anları o kadar iyi canlandırdım ki zihnimde dedim ki kendi kendime " neden bu kitabın filmini çekmiyoruz?" Beni durduran şey ne? Bir sanat okulu olabilir mesela!:D
Hemen mühendislik-mimarlık fakültesi anılarım geldi aklıma, sahi neden benim böyle bir hikayem olmamıştı? diye düşünüp uzun uzun balkondan dışarıyı izledim. Bu kitabı okumanın ilk cezası bu oldu bana ve çok ağırdı, acayip üzüldüm. Seçimlerimin hep farkındaydım ya da öyle sanıyordum; ama arka planda hep şu şarkı çalıyordu. youtube.com/watch?v=bGhq7FO...
(Kitabın ilk sayfalarını okuduktan sonra yazmaya başlamıştım kitap incelemesini)
SPOILER(Bittikten sonra)
Kitapta gelişen olaylardan sonra; bu saf ve temiz gözüken hatta ben neden yaşayamadım böyle bir aşk hikayesini diye düşündüren hikayenin aslında hiçte rastlantı olmadığını anladığımda yazardan fena bir vücut çalımı yedim; sonra dönüp bu yazmaya başladığım incelemeyi okuduktan sonra kahkaha attım. Ne kadar safmışım.....
Geçtiğimiz 7 ayda yoğun bir şekilde otobüs yolculuğu yapan ben, adeta bir şans oldu bu kitabı okumam. Vesile olan arkadaşlara teşekkür ediyorum. Kitabı okudukça dışarıdan kendi fotoğrafımı izliyordum adeta. O zaman mola yerlerinde rakı içmek falan gayet normalmiş kimse karışmıyormuş şu an benim geçtiğim yerlerde öyle bir şey imkansız, döverler. Bu tarz şeylerin kıyasını da yapmama yardımcı oldu kitap.
Aşık olmayı, acıyı, imkansızları, iki yüzlülükleri, hiçte rastlantı olmayan rastlantıları hissetmeyi bırakın, yaşadık adeta. Bu arada kitabı okurken bir de azar yiyorsunuz, onu da belirteyim. :D Ayrıca yazar yaşadığı Türkiye'yi çok fazla siyasi yönelim göstermeden döneme ait üstü kapalı vurgularla güzel tasvir etmiş diye düşünüyorum. Özal'ın kaldırdığı yasaklar ile iyisi ve kötüsüyle Batı'nın Türkiye'nin ana damarlarına nasıl girdiği, küreselleşmenin bebeklik adımlarının Türkiye'de başlamasını güzel aktarmış ve iyi ki de aktarmış çünkü izlediğim belgeseller ile tam bir bütünlük içinde pekiştirdim diyebilirim.
Yeni HayatOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 201910,4bin okunma