Gönderi

6/10
·480 syf.··
2019 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2019 18:51
Elif Şafak’ın Ustam ve Ben adlı romanında bu tarihsel,kronolojik zeminin zayıflığı insnıkmaz göze çarpıyor.Kitabın özetini vermeyip Elif Şafak’ın romanın sonuna almış olduğu ‘’Yazarın Notu’’ adlı bölümün ilk paragrafını aktarıyorum: ‘’Bu romanı yazmaya koyulduğumda tarihimizin en renkli ve kıymetli,fakat ne yazık ki bizde de dünyada da yeterince bilinmeyen dehalarından Mimar Sinan’ı,ustayı,bambaşka bir cepheden anlatmayı arzu etti gönlüm.Onu ve onunla senebesene yakından çalışan çırakları,işçileri,kürek mahkumlarını ve hayvanları yazmak istedim.Sinan gibi çok eser üretmiş,uzun yaşamış birini roman karakteri yapmaya kalkınca,en büyük zorluk zamanı nasıl kullanacağınız sorusu oluyor.Nasıl yapmalı da, bunca farklı hadiseyi edebi bir kitabın sayfalarına sığdırabilmeli?Bir caminin yapımı yedi sekiz sene sürebiliyordu.Bu haliyle dümdüz kronolojik bir akışa sadık kalmam zordu. Anlatım yavaşlayacak,gereksiz uzamalar ve kopukluklar olacaktı.Bu sebepten zamanı daha esnek,hızlı ve akışkan kullandım.’’ Yazarımızın bir eleştirisi de Fatih Sultan Mehmed’e. 169.sayfada şöyle anlatır Elif Şafak: Atik Sinan , Fatih Sultan Mehmet Han ‘ın sermimarıydı.Titiz ve mahirdi ; kendini işine adamıştı. Hükümdar için bir cami inşa etmeye başlayana kadar her şey yolundaydı.Fatih istiyordu ki kendi camii o güne değin yapılmış ibadethanelerden daha heybetli olsun, Ayasofya’yı bile gölgede bıraksın. Sırf bunun için upuzun direkler getirtmişti. Mimarının bu sütunları kısalttığını duyunca öfkelenmişti , hem de nasıl ! Bunda bir kasıt olduğuna inanmıştı .Sermimar hiçbir art niyet olmadığını dili döndüğünce anlatmaya çalışmıştı.”İstanbul , zelzele şehridir hünkarım , tek gayem camiiyi sağlam kılmaktır “ demişti . Fatih bu cevabı beğenmemişti. Atik Sinan hapse attırılmış , orada onlarca gardiyan tarafından dövülmüş ve elleri kesilmişti .Merak eden gidip kitabesinide okuyabilirdi.Bu usta zanaatkar bu bilgili ve duygulu adam , deniz kenarında bir zindanda yapayalnız ve acılar içinde buı fani dünyadan ayrılmıştı.Sırf sultanın direklerini azıcık kısalttı diye .’’ Anlatılanlar genel anlamda doğrudur.Ancak yazarımızın aktarmadığı bazı gerçeklikler de vardır.Evliya Çelebi’nin de dile getirdiği gibi elleri kesilen Atik Sinan bu olaydan ötürü fakir düşüp hayatını kazanamayınca her şeyi göze alıp Fatih’i kadıya şikayet eder.Fatih Sultan Mehmed mahkeme huzuruna çıkar.Eşit koşullarda yargı işlemi yapıldıktan sonra mahkeme kararıyla Fatih haksız bulunur ve cezaya çarptırılır.Atik Sinan’a kendi gelirinden aylık tazminat ödemeye mahkum olur. Atik Sinan’a yapılan haksızlığı hümanist bir anlayışla dile getiren yazarımızın işte tam da bu noktada Fatih’in mahkemeye çıkıp cezaya çarptırılmasını da birkaç satırla işleyip eserini zenginleştirebileceğine neden kayıtsız kaldığını sormak gerekir.Roman bunun gibi nice anekdotu işlemiş olduğundan bunu da kaldırabir olduğu kanısındayım.Ve tam da yerinin gelmiş olduğunu ifade etmeliyim.Zira romanını daha cazip,daha ilginç ve daha okunabilir yapmak emeli taşıyan yazarımıza bu anekdot çok uygun düşer idi. Elif Şafak’ın iyi niyetine inanmakla birlikte tarihi roman yazmanın ne derece güç olduğunu ve romanın titizlikle ele alınmasının gerektiğini hatırlatırım.Yoksa bu, iyi niyet olsa dahi kötüye yorumlanılması gibi bir handikap yaşatabilir. Kaynakça edebiyatvesanatakademisi.com/kitap-ozetleri-...
Ustam ve BenElif Şafak · Doğan Kitap · 201314,3bin okunma
·
19 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.