Bu aralar okuduğum kitaplar açısından oldukça şanslıyım. Okurken hiç tıkanmıyorum, merak ediyorum, delicesine okumak istiyorum. Elimde olsa temel ihtiyaçlarımı ve sosyal hayatımı es geçeceğim o derece! :)
Gülseren Budayıcıoğlu'nun diline bayılıyorum, bizim alanda bu kitaplar hep bir kasıntıyla, delicesine bilgi yığınıyla yazılırken o duyguları işin içine katıyor, hatta yeri geliyor kendi duygularını bile. Ki bu bizim alanda doğru bulunmazken, duygularını belli etme derken o ifade ediyor. Sanırım bende bu ayrıntıyı seviyorum kitaplarında. Her neyse...
Arkadaşlar, dostlar, yoldaşlarım, kitap aşıkları! Ne hikayeler var, ne yaşamlar, ne acılar, ne umutlar, ne kişilikler var şu dünyada... Görmek isterseniz, bilmek isterseniz buyurun, kapılar sizin için açılsın. Türkiye'de yaşını almış bir eşcinsel olmak, bir mazoşist olmak nedir görün. Geçmişini gizlemek nasıl bir histir öğrenin, anlamaya çalışın, çünkü ben öyle yaptım. Ne yazıkki bu konulara dair var olan önyargılarınız, katı görüşleriniz olanlar olabilir aranızda, olmasın. Birde onların ve Gülseren Hanımın gözünden bakın olaya, o zaman belki daha farklı bakabiliriz olaylara.
"Önce biz başlayalım düzeltmeye
Sevmediklerimizi sevmeye,
Saymadıklarımızı saymaya,
Suçladıklarımızı bağışlamaya"