·288 syf.····Okunma: 18 Temmuz 2019 05:10 Akıl oyunları ile dolu, zihni zorlayan zekice kurgulanmış bu eseri nefes almadan okuyup bitirdim desem yeridir...
Günay Gafur ülkemizin polisiye yazarları arasında ilk sıraları kalıcı olarak zorlayacağını önceki eserlerinde biz okurlara hissettirmişti ve "Yargıç" ile yerini daha da sağlamlaştırdı. Kitabın sade ve akıcı yazım dili, karakterlerin analizleri, kurgunun zekice hazırlanıp, eserin son sayfalarına kadar olay örgüsünü devam ettirip, birbirine bağlaması, gizemi doruk noktalara çıkararak, okurun yüreğini sıkıştırıyor...
Kitabın konusu bir seri katilin, kurbanlarını öldürtükten sonra önce bir uzuvlarını kesip sonra onlara şiir bırakması ile başlıyor...
Peki, bu katil şiir bırakarak ipucu mu yoksa bir sonraki kurbanı için gözdağı mı veriyor?
Şiir yazan bir insan katil olabilir mi?
Başkomiser Yavuz, soruşturduğu bu dava da bulamadığı ipuçlarını ile uğraşırken bir taraftan da uyurgezerlik problemi ile savaşmaktadır. Ailesi ile birlikte yaşadığı trajedi onu delilik sınırlarına getirip, kendini sorgulamasına sebep olmaktadır. Bir taraf da şiirli katil namı değer "Bahçıvan" diğer yanda felçli babası ve ruhunu kemiren suçluluk duygusu arasında katili bulmak için ekibi ile dosyaları tekrar tekrar gözden geçirmektedir. Yaralı ruhunda duyduğu korku onu nasıl bir sonun beklediği hakkında şeytanın bile aklına gelmeyecek kadar karanlıklarla dolu olduğunu bilmeden ilerlemeyi sürdürmektedir...
Sona yaklaştıkça, korkusu, suçluluk duygusu artmaktadır. Acaba kendisine bile itiraf edemediği şüphelerinin gerçeklikle bağı ne kadar örtüşecek?
Tüm bu soruların cevabını merak ediyorsanız mutlaka okumanızı tavsiye ederim...
Değerli kalemdaşım Günay Gafur'u tebrik eder, hak ettiği okur kitlesine ulaşmasını dilerim...