·984 syf.··Beğendi
···Okunma: 23 Temmuz 2019 20:03 sahaflarda ve kitap satış sitelerinde bulunamayan, bulunsa da karaborsa muamelesi gören, şehir efsanesine dönmüş bu 788 sayfalık kitabı yaklaşık 3 ay sonunda bitirdim. Eserle tanışmam aslında önce filmiyle olmuştu. Beğendiğim siyah beyaz bir filmdi. Daha sonra eserin kitabının ulkemizde kitapseverler arasında elde edilemezliği yüzünden popülerlik kazandığını öğrenince hadi bir de okuyayım dedim ve kitabı sorup soruşturup buldum ve okudum.
Kitabın konusuna gelecek olursak, idealist bir mimarın mimarlik dünyasinda kendine ozgu stiliyle ozgun kalmaya calismasi sürecinde yasadigi sikintilar ve verdiği mücadeleler. Howard Roark, çizdiği projelerle toplum tarafından sıradışı, hatta uçuk görülen bir mimardır. Müşterilerinin çizimlerine karışmasını kabul etmez, hatta işi kaybetmek pahasına projeleri iptal bile eder. Yeri gelir aç kalır borç içinde yüzer ama duruşundan taviz vermez. Tabi verilen mesajlar ve fikirler daha genis bir sekilde degerlendirilmeli. Kollektivizmi eleştiren bireyin yaratıcılığının önemine vurgu yapan kaliteli bir eser. Öyle ki Sinan Çetin sırf bu kitaba olan hayranlığından plato yayınlarını kurup eseri dilimize çevirtmiş. Gerçi daha eski baskılarını "öyle bir pınar ki" adıyla basılmış olarak da bulabilirsiniz.