·141 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Temmuz 2019 18:19 "Sakın tepenize bir Sırça Köşk kurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter."
Yine okumak için geç kalmış olduğum ve geç okuduğum için pişman olduğum kitaplardan biri oldu Sırça Köşk. 4 tane masal 13 tane öyküde oluşan bu kitap adını en sonda yer alan hikayemizden alır. Sırça Köşk hikayesi yayınlandığı zaman yasaklanan okuyanın " hain" olarak ilan edildiği bir hikayeymiş. Nedeni yukarıda yazdığım alıntıdan anlaşılıyordur diye tahmin ediyorum. Kitap akıcı bir dile sahipti ve insanı sorgulamaya iten öykülerden oluşuyordu. Her öyküde farklı tiplemede olan farklı görüşlere, farklı yaşayış tarzlarına sahip insanlar var. Alt sınıf - üst sınıf, köylü-şehirli, okumuş-cahil, kurnaz-aptal gibi zıt tiplemeleri görüyoruz öykülerde. Anlatılan olaylar günümüzden çok da farklı değil, okurken de bunu hissediyorsunuz.15 yaşında, kendinden 30 yaş büyük bir adam ile zorla evlendirilen Nigar gibiler yaşadığımız bu zamanda yok mu?Namazında, orucunda namuslu bir adam gibi kendini gösterip cahil insanları dolandıran Hacı Bey ve onun mağdur ettiklerinin hikayesini televizyonlarda izlemiyor muyuz? İşte bu ve benzeri bazı hikayeleri okurken sanki gazetede bir haber okuyormuş gibi hissettim.
Sabahattin Ali siyasi görüşünü, toplum ve toplumun aksayan yönlerine olan eleştirisinide, hikayelerin içine işlemiş. Bu da okurken çok net hissediliyor. Benim gibi "geç okumuşum" dememek için en kısa zamanda alın ve okuyun derim. :)