Gönderi

EĞER SÖZÜ GETİREN SÖZÜN SAHİBİYSE NE GEREK VAR ELÇİYE
9/10
·510 syf.··
Beğendi
·
2013 3. kitabı
·
154 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2013 08:52
Hasan Sabbah hikayesi müthiş bir anlatımla dile getirilmiş. "Hasan Sabbah kaleyi ele geçirir geçirmez onu dış dünyadan tamamen yalıtacak çalışmalara girişti.En önemlisi de her türlü düşman sızıntısını engellemekti. Bölgenin zaten olağanüstü olan savunma özelliklerini ustaca pekiştirdi, iki tepe arasındaki en dar geçidi bile surlarla tıkadı. Ama Hasan'a bu tahkimat çalışmaları da yeterli gelmedi. Belki saldırı olanaksızdı ama kaleyi kuşatanlar onu aç ve susuz bırakarak hakkından gelebilirlerdi. Kuşatmaların çoğu bu şekilde sonuca erdirildi. Bu noktada da Alamut çok zayıftı çünkü içme suyu kaynakları son derece kısıtlıydı. Ama Şeyh bunun çaresini buldu. Suyunu yakındaki derelerde arayacağına,dağın içindeki görkemli bir sarnıçlar ve su yolları şebekesi kazdırıp yağmur ve kar suyunu toplamaya yöneldi. Bugün kalenin harabelerini ziyaret edenler, Hasan'ın yaşadığı büyük odadaki "mucizevi havuz"u hala hayranlıkla seyrederler. Bu havuz, suyu boşaldıkça kendiliğinden dolar ve ustalığın şahikası olarak dolan su asla dışarı taşmaz. ... Kısacası, Hasan en ufak çatlağı olmayan bir kalkan imal etmiş, deyim yerindeyse, kusursuz savunma silahını ele geçirmişti. Kendine bağlı katilleriyle de kusursuz bir saldırı silahına sahipti. Gerçekten de ölmeye kararlı bir adama karşı nasıl tedbir alınabilirdi ki?" (Semerkant) & "...Sayımızın cokluğuna bakıp şuna ne ihtiyacımız var ki diye düşünmemelisiniz. Hele insanların fakir ve güçsüz olmalarını bahane etmeyin hiç! Teker teker çevrenizdeki tüm insanlara giderek onları davamız için kazanmaya çalışın. Belki de son ikna ettiğiniz adam terazinin kefesini lehimize çevirecek olandır. Yapmamız gereken en önemli şey çevremizde güven uyandırmaktır. Ve bunu yaparken keskin zekanızı kullanın: İnançlı müminlere elinizde Kuran ile yaklaşın... Kahire imamını yabancı hırsızın teki olduğuna inanan birisi ile karşılacak olursanız ,onu yumaşatmaya çalısın... Ali'ye inanan veya hiç olmazsa sempati besleyen birisi olursa işiniz daha kolay olacaktır... Eğer gizlice veya açıkça Kuran veya dini konular ile alay etmeye cesaret eden zeki bir adam ile tanışırsanız, ona İsmaili hareketinin düşünce özgürlüğüne önem verdiğini belirtmeyi ihmal etmeyin... İnsanları korkutmaktan kaçının. Kendinizi mümkün olduğu kadar alçakgönüllü ve azla yetinen kişiler olarak tanıtmaya gayret edin. Bulundugunuz yerin gelenek ve göreneklerine saygı gösterin ve karşınızdakileri kazanmak için fedakarlık yapmaktan kaçınmayın. Sizi dinleyen her insan sizin akıllı ve tecrübeli olduğunuzu kabul etmeli ve buna rağmen ona değer verdiğinizinde farkına varmalı.ikinci aşamada ise kendinizi gizemli ve sır dolu birisi olarak göstermeye hayret ederek tarikata girmesi için kafasını karıştırın. Maddi durumu iyi ise ondan büyük miktarda para tahsil edin ki kendisini davamıza katılmaya mecbur hissetsin çünkü tecrübe göstermiştir ki insanlar para ödedikleri işlere daha bağlı kalmaktadır.Onlardan aldığınız paralardan azar azar fakir müminlere dağıtın.Fakat dizginlerini elinizde tutmak için bu dağıtma işini mümkün olduğunca uzun aralıklarla yapın. Ve bu paranın sadece ön ödeme olduğunu ,sonradan büyük önder'in kendileri bağlılıkları karşılığında cok daha büyük meblağlar ödeyeceğini bildirin. Bu adamı avucunuzun içine aldıgınız zaman artık ağınızı örebilirsiniz..."
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250bin okunma
·
15 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.