Puan vermedi·448 syf.····Okunma: 06 Ağustos 2019 18:21 Hazırsanız Pablo Picasso'nun tam adını yazıyorum: Pablo Diego José Francisco de Paula Juan Nepomuceno María de los Remedios Cipriano de la Santísima Trinidad Martyr Patricio Clito Ruíz y Picasso. Bu isim tam 23 kelime ve 103 karakter uzunluğunda!
Picasso çok zor doğdu. Bedeni öylesine zayıftı ki, ebesi bebeğin ölü doğduğunu düşündü. Bebeği masaya koydu. Bu sırada Picasso'nun amcası Don Salvador bebeği görüp yüzüne sigara dumanı üfleyince bebek ağlamaya başladı.
Picasso şöyle anlatıyor: "O zamanlar doktorlar büyük purolar içerdi, amcam dahil. Beni masada görünce yüzüme duman üflemiş. Ben de hemen yüzümü buruşturup ağlamaya başlamışım."
Gerçek bir sanatçı gibi Picasso'nun ilk sözü İspanyolca 'piz' idi. Yani 'kurşun kalem'. Picasso'nun sanatçı ve sanat profesörü olan babası Ruiz, çocuğuna 7 yaşından itibaren resmi bir sanat eğitimi verdi. Picasso 13 yaşındayken babası resim yapmayı bıraktı; çünkü oğlunun yeteneğinin kendisini aştığını hissetti.
1890 yılında Picasso 9 yaşındayken ilk resmi 'Le Picador'u tamamladı. İlk büyük resmi ise, 1896'da 15 yaşındayken tamamladığı 'La Premiér Communion' adlı eserdi.
Sanatçı yönüyle yaşıtlarından çok ileride olsa da, okuldaki otoritelere itaat etmediği için sık sık cezalandırılıyordu: "Kötü bir öğrenci olduğum için sık sık 'calaboose' denilen, beyaz badanalı duvarları olan bir yere kapatılırdım. Orayı severdim çünkü sürekli duvara resim yapabiliyordum."
(Eğlenceli bir kitaba başladığımı düşünüyorum.)
Kitap iki zamanda geçiyor 1936 ve 2013. 1936 da Picasso eşi ile sorunlarından kaçıp (ki bu sorun çapkın Picasso'nun başka bir kadınla beraber olup ondan bir çocuğunun olması) kuzey Fransa'da bir köy evine yerleşmesi ile başlıyor. Yemek sorunu ile uğraşmak istemeyen P. bu sorunu bir kafe ile anlaşıp her öğlen evine yemek getirilmesini sağlıyor bu sırada devreye kafenin sahibinin küçük kızı Ondine giriyor çünkü her gün yemeği o götürüp ve en güzel şekilde sunma görevi ona veriliyor. 2013 de ise Ondine'nin kızı ve Holywood starlarına makyaj yapan torunu ile tanışıyoruz. Kitap bu iki zamanda gidip geliyor. Ondine için ona resmini yapan Picasso'nun resmi peşinde ordan oraya sürükleniyorsunuz. Acaba kimsenin bilmediği bu resim bulunacak mı? Bu arada kitapda okuduğum yemek tarifleri çok leziz duruyordu :)
Kitabı okurken şunu da anlıyorsunuz. Picasso hiç bir zaman kadınlara karşı çok iyi bir koca olamamış ve bu iyi olamama durumunu da sürekli onları başkaları ile aldatarak geçirmiş.
Size Picasso ve bir Nazi subayının arasında geçen sohbetten bahsetmek isterim
İkinci Dünya Savaşı sırasında, kendisine Guernica’nın (Guernica neymiş araştırınız :)) bir röprodüksiyonu göstererek: “Bunu siz mi yaptınız?” diye soran bir Nazi subayına Picasso şu yanıtı verir: “Hayır, siz yaptınız!”
Kitabı okursanız (benim gibi sanata ve yemeğe düşkünseniz) zevkli ve lezzetli bir yolculuğa çıkacağınıza inanıyorum. Sevgiler.