Gönderi

İki yüzlü ve Omurgasız İnsanlar
Kimse alınmasın ama,ikiyüzlü insanların tarifi nasıl yapılır bilmiyorum.Her devrin adamı,el etek öpen,gidene söven,geleni öven,garibi döven, güçlüyü seven,zengine sofra açan, yoksula tafra yapan,yiğide kalleş,kahpeye kardeş diyen,köşeleri çizgileri belli olmayan insan tipi geliyor aklıma.Omurgalı olan bir insan nasıl omurgasızlaşır diyebilirsiniz işte bende bunu sorguluyorum yani olayın biyolojik kısmını değil sosyolojik kısmını.Tanımı yaptıktan sonra şimdi rahat rahat yazabiliriz.Mehmet Akif'in dediği gibi "İki yüzlüleri sever hale geldim. Çünkü, yaşadıkça yirmi yüzlü insanlar görmeye başladım."ikiyüzlü insanlar her zaman olur önemli olan onlara yenilmemek hayatın her aşamasında bir sürü ikiyüzlü insan çıkar karşımıza,sonradan anlarız kimin ne olduğunu,arkamızdan ne işler karıştırdığını... Sosyal hayatın içinde,güç ve kuvvetin peşinde koşan oturmamış kişiliği,yüzüne yansımış, güce erişebilmek için başkalarının elini ayağını öpecek kadar küçülebilmeyi göze almış, ikiyüzlü insanlar.Güce ulaşınca gerçek kişiliklerini gizleyemezler.İşte buda insana sadece yüzünü değil ruhunu kaybettirir. İkiyüzlülük bazı insanların en korkulacak karakteristik özelliğidir.İşine yaradığımız sürece yüzümüze güler, yalar adeta.İşi bitince kuyumuzu kazar. gerçek yüzünü gördüğümüzde iş işten geçmiş olur. İkiyüzlülük arkadaş ilişkilerinde,komşuluk ilişkilerinde,işyerindeki ilişkilerde,siyasette,ticarette hemen her yerde karşımıza çıkar.Anlayamadığım şey ise herkesin bundan nefret etmesine rağmen ben de dahil kimsenin bir şey yapmaması. Madem ikiyüzlülük kötü bir şey neden yalnız kalmamak adına sevmediğimiz bir insanla arkadaşlık ediyoruz?Neden arkadaşım,dostum dediğimiz insanın arkasından binbir türlü yalan,dolan,çeviriyoruz?Neden işyerinde dedikodusunu yaptığımız patronun,müdürün, şefin yüzüne
··
9 Gösterim
1 Yorum
Okuduğum düşünceyi onaylıyorum yalnız hayatta bazen içinde olduğumuz durumlarda doğru olmasa da, hemfikir olmasak da ya da kendimizi savunmayı istesek de sesimizi çıkarmamayı seçiyoruz ya da çıkarırsan bedeli oluyor. Hayatta bazen derken rastgele sokakta ya da herhangi bir yerde karşılaştıklarımıza değil sözüm en yoğun olan okul, iş ya da kendi işinizin yapıldığı bazı yerlerde. Örnek vermek gerekirse okulda protesto yapılan yanlış ya da aykırı söylemler, iş yerinde haksız yere çalıştırılmaya söylenen itiraz gibi. Daha 20 yaşından önce benim de deneyimlediğim şeyler. Toplumdaki mevki ve güç sisteminde olduğunu düşünsem de başta, sonra insanların düşünce yapılarında sorun var dedim, fikirlerin ve hakların yaşa, mevkiye göre savunulabildiğini varsaydım. Eğer okuduysanız sizin düşünceniz nedir bu yönde?
Ben ekonominin de toplumdaki ve bireyseldeki rolüyle etkili olduğunu düşünüyorum, zamanın ve kafanın rahat olması itibariyle. Ve zeki insan söyleminizi takdir ediyorum. Verdiğiniz cevaplar için de teşekkür ederim ayrıca :)
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.