Ezilenler romanı Dostoyevski’nin sürgünden sonra yazdığı ilk roman olmasına rağmen yazıldığı dönem eleştirmenler tarafından pek beğenilmesede okurlar tarafından tutulmuş bir eser. •Spoiler• Kitap Azorak isimli bir köpeği olan yaşlı bir adamın ölmesi ile başlıyor ve torunu olan Nelli’nin kaybıyla bitiyor. Kitap olayları anlatan Vanya kaleme alıyormuş şeklinde yazılmış. Erdemli kahramanımız sevdiği kadın uğruna türlü zorluklara göğüs geriyor ve sevdiği başkasına gitmiş olsada ona sahip çıkıp koruyup destek olmaktan geri kalmıyor. Aslında Dostoyevski kendi hayatında buna benzer durum yaşamıştır ve sevdiği kadın(Maria Dimitriyevna) başkasını seviyor olsada kahramanca bir şekilde rakibinin avukatlığına soyunduğu durumlar biyografilerinde geçmiştir(Rene Girard - Dostoyevski yer altı insanı). Kitapta geçen bütün o yüce gönüllülük , ‘Schiller’ tipi soylu ve kahramanca tutum aslında gerçek yaşamında kendine biçtiği rolun romana yansımasıdır. Romanın kahramanıda aynı Dostoyevski gibi ilk yapıtlarıyla üne kavuşup fakat sonra biraz akıllardan çıkan Vanyadır. Vanya Nataşayı sevmektedir fakat Nataşanın kalbi Alyoşa’ya ait. Alyoşa ise havai iradesi kendi elinde bulunmayan ve nereye çekersen oraya giden bir karakterdir, Üstelik babası Nataşanın ailesine iftira atmış ve açtığı dava sebebiylede zor duruma düşürmüştür. Buna rağmen Nataşa kalbinin sesine kulak verip babasını daha fazla mağdur edeceğini göze almaksızın ailesine iftira atan prensin oğluna kaçmıştır. Bi taraftan da hasta hırçın ve bir o kadarda tatlı Nelli’nin hayat acılı hayat hikayesini aralara serpiştirilmiş şekilde okuruz. Ana fikire gelirsek, bence insanın kendi hayatında bencil düşünmeyip aleyhine tezahür edecek olsada ,sevdiği insanların yardımına karşılıksız koşulması gerektiği ve bunun soylu ve erdemli olduğu fikri