Puan vermedi·502 syf.····Okunma: 07 Ağustos 2019 22:11 Marcel Proust’un kayıp zamanın izinde serisinin 2.kitabını az önce bitirdim.Sıcağı sıcağına biraz kitaptan bahsetmek istiyorum.Sanırım en iyi yazarlar derinlerde bildiğimiz ama dile dökemediğimiz için hiçbir zaman tam olarak anlamlandıramıdığımız duygu düşüncelerin altında yatan sebepleri çekip çıkarıranlar oluyor..
Yazar kendi deneyimlediği ya da önceden bildiği ve kendisinde henüz fark ettiği bir konuyu hem yerli yerinde hem de anlaşılır bir şekilde dile getirmiş.Bir çok satırı sıkılmadan defalarca okudum.
Derinlemesine düşündüm, okuduğum her tekrarda konunun daha önce fark etmediğim bir yönünü keşfetmek farklı açılardan düşünmemi sağladı. Örneğin; acımızı acı olarak hissetmemek yani ona ilgisiz kalmanın hissettirdiklerini düşünmek hem farklı bir deneyimdi, hem de benzer çıkarımlardan birçoğunda olduğu gibi yazara hak verdim.
Kayıp Zamanın İzinde serisinin bir solukta okunabilecek kitaplardan olmadığını belirtmek istiyorum. Gerek cümlelerin uzunluğu, gerekse kurgunun kronolojik olmayan sıralanışı okumayı ağırlaştırıyor. Ağır okunsa da keyifle okunuyor..
Birde Roza Hakmen bu eseri çevirmiş olmakla ne kadar övünmüştür kim bilir? Muhteşem bir çeviri olmuş okumayı düşünen arkadaşlara şiddetle tavsiye ederim.
Kitapla kalın️️