'Yanacağını bile bile ateşe yürür müydün?' Evet, eğer Derin ve Ateş söz konusu ise gözleri kapalı yürür bu ikili. Nasıl mı? Hadi bunların hikayelerine konuk olalım.
Derin'in artık bir iş bulup maddi anlamda rahat etmesi gerekiyordur. 'Kesinlikle bu işi almalıyım,' diye bir iş görüşmesine gider ve işte bütün hikaye burada başlar. Ateş, hani şu çok yakışıklı ve alınlarında "asla yaklaşma yakar" diye uyarı yazısı yazılacak tipten, can yakanlardan. Ateş'in hakkında çıkan haberler yüzünden onun için değerli olan dedesiyle arasında soğuk rüzgarlar eser. Bu durumu düzeltmek için arkadaşı Melih ile bir plan hazırlar. Aslında her şey çok basittir ama bazen planlar umulanın aksine gider ve aynı gün aynı saatte olan iki görüşme ortalığı karıştırır. Derin ve Ateş hiç beklenmedik anda bir araya gelir. Ateş, Derin'in aslında beklediği kişi olmadığını öğrenince dumura uğrar. Derin ise Ateş'in kendine olan tavrı ve davranışlarıyla ondan nefret eder. İşte bütün inatlaşmalar, öfke harplerinin temeli burada atılır. Ateş, Derin'i kafasına koymuştur, 'O kız yanı başında olacak ve onu kendine göre harika olan plan için ikna edecektir,'. Derin ise kendini beğenmiş, ukala tavrıyla sinir bozan Ateş'ten olabildiğince uzak durmaya kararlıdır. Ateş geçmişte yaşadıklarından dolayı sevgiye aç kalmış bir insandır. Derin'i sinir eden, farkında olmasa da üzen davranışlarının sebebi budur. Derin ise kendini sarıp sarmalayacak geleneksel bir aşk ister ki bence en büyük hakkıdır. Ateş artık yaptığı şeyler için pişmandır ama ne yapacağını bilemez. Derin ise mutsuzdur, peki bu ikili aşka yenik mi düşecekler yoksa aşk mı onlara yenilecek? İki bedenin aşkta ateşle yanışına tanıklık ediyoruz.
Sadece bu ikisi mi var? Tabii ki hayır. Melih ve Pınar, birbirlerini ilk gördükleri andan itibaren etkilenmişlerdir. Pınar ne kadar erkekler konusunda 'Ben her şeyi bilirim,' dese de bu defa hiç de öyle olmayacaktır. Melih... Ah ne çok kızdım kendisine.... En azından Ateş'ten daha fazla kızdığımı söyleyebilirim rahatlıkla. İnsan aşktan korkar da sen gibi korkak olur mu?🤦️ Neyseki Pınar senin hakkından geldi. Bakalım Melih'in yaptığı hatalara rağmen aşk bu savaşı kazanacak mı?
Kitabın en tatlı çifti Soner ve Nevra'dan bashetmezsem olmaz bence. Kitapta kısa da olsa yer alsalar bile ben bu ikiliyi çok sevdim.️
Aslında kitaptaki her karakteri ayrı ayrı sevdim ve bazılarına -özellikle Melih'e- kızdığım yerler oldu. Beni bilenler bilir romantik-komedi deyince direk Nazlı Ozan derim. Bu kitabıyla da bir kez daha kendini kanıtlamış hatta bir üstte çıkarmış kalemini, kendisini tebrik ederim. Kitabı çok güzel inceliklerle süsleyip yazmış. Özellikle kadın karakterlerin kendinden emin, dik, ayakları üzerine basan ve asil duruşlarını okumaktan büyük bir zevk aldım. Aşkı, ateşi, tutkuyu, komediyi ve yeri geldiğinde bizi önce kahkahaya boğup sonra da hüzünlendirmeyi çok iyi başardı.
Ateş'e gözleri kapalı yürüyenleri okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.