DERİN ATEŞ
“Ne yazık ki güç ve zenginlik her zaman her kapının anahtarı değildi ve mutlu bir çocukluğu parayla satın alamıyordunuz.”
“Eğitimli ya da eğitimsiz her iki şekilde de bu coğrafyada kadın olmak çok zordu ve konu ne olursa olsun hep kendini ifade etmek, açıklamak zorunda kalıyordun.”
“Beklemek bazen küçücük bir yarayı iyice kanatıyor ve sonunda hiç kapanmayacak bir hale getiriyordu.”
Derin Aksu, Berk Doğan, Selin, Ateş Ataman, Hande Ural, Aslan Ataman, Melih Başar, Pınar, Merve, Selin, Merve, Mert, Okan, Soner abi, Evren, Nevra, Akif bey, Tan, Roberta, Derya hanım, Engin bey, Hatice hanım, Tuğçe, Deniz, Çınar ve Kutay ile çok güzel bir hikayede keyifle yer aldım. Bütün karakterlere alıştığımı ve kitap bittiğinde onları özlediğimi dile getirmek istiyorum.
Yapılan hatalar sonucunda herkesin kaderinin farklı bir boyuta taşınması bence çok güzel oldu. İlk başlarda baş karakterler Derin ve Pınar’da güven duygusunun olmaması, karşı karakterlerin önceden sicilinin epeyce vukuatlı olmasından dolayı ben bile güvenmedim açıkçası. Sayfa 181’de Ateş’in söylediği sözlere karşılık ilk başta pislik deyip ardından bir sürü kelime sıraladım onun için. Yazarımız ile konuşunca, bakalım ilerleyen sayfalarda da düşüncen aynı mı olacak dediğinde, acaba fazla önyargılı mı yaklaştım dedim kendime…
Dört kişi olan ana karakterin yaşadıkları kimi güldürdü beni, kimi kızdırdı… Keyifle okuduğum bir eser oldu. Zaten yazarını bizzat tanımış olmam ve diğer eserlerini okuyup kaleminin ne kadar güzel olduğunu biliyor olmam yeni eseri konusunda da bende hiç olumsuz bir düşünce oluşturmadı. Yalnız eserde Aslan bey karakterini daha fazla görmek isterdim. Eserde çok az kızımda yer almış olsa da karakteri çok sevdim. Müthiş bir insan, muhteşem bir kişilik. 34. Bölüm sonunda Ateş’in doktora